enzimler.gen.tr https://www.enzimler.gen.tr Enzim, Özellikleri ve Faydaları tr-TR hourly 1 Copyright 2019, enzimler.gen.tr Tue, 12 Jul 2016 00:00:00 +0000 Sat, 21 Sep 2019 00:00:00 +0000 60 Enzim Metabolisme https://www.enzimler.gen.tr/enzim-metabolisme.html Wed, 21 Nov 2018 15:57:54 +0000 Enzim Metabolisme; Enzim, metabolizmanın canlı hücrelerde bulunan ve bütün biyokimyasal reaksiyonları hızlandıran aktivasyon enerjisini azaltan biyolojik katalizörlerdir. Enzimler reaksiyonu başlatamaz. Başlamış reaksiyon hızland Enzim Metabolisme; Enzim, metabolizmanın canlı hücrelerde bulunan ve bütün biyokimyasal reaksiyonları hızlandıran aktivasyon enerjisini azaltan biyolojik katalizörlerdir. Enzimler reaksiyonu başlatamaz. Başlamış reaksiyon hızlandırırlar. Enzimler hiç değişime uğramadan ayrılırlar. Enzim metabolismasında her enzim sadece bir yüzeye etki eder. Vücutta her reaksiyon için ayrı enzim kullanılır. Enzimler reaksiyona girer ve tekrar geri çıkarlar. Enzim metabolismasında enzimler tekrar tekrar kullanılırlar. Enzimler reaksiyonlarını maddenin dış  yüzeyinde başlatırlar. Enzim metabolismasında yüzey alanı genişledikçe reaksiyon süresi kısalır. Enzim metabolismasında enzimler hücre ve vücud dışında da etkilidir ler. Enzim metabolismasında enzimlerin az miktarı bile etkilidir. Enzim metabolismasında enzimler takım ruhu ile çalışırlar. Enzim metabolismasında enzimler hücre dışında iş göreceklerse oraya küçük kanallar sayesinde ulaşır. 

Enzim Çeşitleri;
  • ATP enzim; Enzimin kullanıldığı her reaksiyonda ATP kullanmazlar. ATP kullanılan her reaksiyonda enzim kullanılmaktadır.
  • Basit enzim; Basit enzimlerin yapı maddesi proteindir. Sadece proteinlerden oluşan enzimlere basit enzim denilmektedir.
  • Bileşik enzim; Bileşik enzimler yapısında proteine ek olarak koenzim bulunduran enzimlerdir.
  • Koenzim; Bileşik enzimlerin protein yapısı dışındaki yapı taşıdır.
  • Apoenzim; Bileşik enzimin protein kısmını oluşturmaktadır. Apoenzim koenzim olmadan görevini yapamaz.
  • Kofaktör; Kofaktörün iş görebilmesi için metal iyonların bağlanması gerekmektedir. Bu iyonlar Kalsiyum, magnezyum, çinko, potasyum, sodyum ve demirdir. Bu iyonlara kofaktör denilmektedir.
  • Pepsinojen-Tripsinojen; Enzimler üretildiklerinde pasif olurlar. Daha sonra başka maddelerin yardımıyla aktif hale gelmektedir. Pepsinojen ve tripsinojen başlangıçta pasif enzimlerdir. Sindirim kanalından başka enzim ya da maddelerce aktif hale getirilerek pepsin ve tripsin adını alırlar.
  • Hidrolaz; Hidroliz reaksiyonlarının oluşmasını sağlayan enzimlerin adıdır. 
  • Oksidoredüktaz; Fotosentez ve solunum reaksiyonlarının oluşmasını sağlayan enzimlerdir.
Enzimlerin Yeri; 

Enzimler sitoplazmada dağınık halde bulunurlar. Enzimler mitokondri, ribozom, kloroplasta tutulmuş halde bulunurlar. Hücre içi sindirim enzimleri lizozom dur. Hücre dışına salınacak enzimlere golgi denilmektedir.

Enzimlerin çalışmasını etkileyen faktörler;
  • Sıcaklık,
  • Su miktarı,
  • PH değeri,
  • Enzim ve yüzey miktarı,
  • Kimyasal maddeler,
Enzimlerin Çalışması; 

Enzimler 0 derece ve altında çalışmazlar. Ayrıca 55 derece ve üstünde enzimler çalışamaz. Yüksek ısılarda enzimlerin yapısı bozulmaktadır. Enzimler için en uygun sıcaklık aralığı yirmi ile kırk derece arasıdır. Enzimler sıcak ortamları sevmez ve bozulurlar. Düşük ısılı ortamlarda daha aktif çalışırlar. Enzimler soğuk ortamlarda inaktif olurken sıcak ortamlarda tekrar aktif olabilirler. Enzimler nötr ortamda iyi çalışırlar. Pepsin enzimi asidik ortamda, lipaz enzimi ise bazik ortamda daha iyi çalışmaktadır. Enzimlerin çalışmasını bakır ve civa gibi ağır metaller, karbonmonoksit gazı yavaşlatabilir ya da durdurabilir. 
]]>
Enzim Substrat https://www.enzimler.gen.tr/enzim-substrat.html Thu, 22 Nov 2018 13:49:42 +0000 Enzim Substrat; Enzimler canlılarda bulunan maddelerdir. Çoğunluğu proteinden oluşan enzimler içerisinde iyon maddeli veya metal maddeli olanları da vardır. Enzim Substrat ise, Enzimlerin reaksiyona girecek olduğu maddeye Subst Enzim Substrat; Enzimler canlılarda bulunan maddelerdir. Çoğunluğu proteinden oluşan enzimler içerisinde iyon maddeli veya metal maddeli olanları da vardır. Enzim Substrat ise, Enzimlerin reaksiyona girecek olduğu maddeye Substrat denir. Her enzim kendi aktif bölgesinde reaksiyona girdiği Substrat' ı etkiler. Geçici olarak da olsa Substrat enzim reaksiyonu gerçekleşir ve sonra yeniden ayrılırlar. Enzim bu tepkimeden hiç değişmeden ayrılırken Substrat parçalara ayrılır, veya başka bir madde ile birleşir yada tamamen bambaşka bir maddeye dönüşür. Bu durumda enzimin etki ettiği bileşiğe de Substrat denir. Bu durum neticesinde de  hidrojen peroksit katalazın Substratı' dır. Enzimler Substratlara saniyede bir etki eder ve bu duruma da Turnover Sayısı denir. Enzim Substrat etki ettiğinde reaksiyona girmesi ile oluşan maddeye ürün denir. 

Enzim Substrat, dediğimiz reaksiyon işlemlerinde enzimlerin etki ettikleri maddeler yani Substratlar sonlarına az eki alarak isimlendirilir. 

Bunlara örnek verecek olursak;
  • Sükroz- Sükraz,
  • Fosfor- Fosforilaz,
  • Laktoz- Laktaz olarak belirlenen Substratlar' dır. 
Enzimler her ne kadar metabolizma reaksiyonları için farklı enzimler kataliz etse de bunlardan sadece bir kaç tanesi Substrat spesifiktir. Bu sebepten ötürü enzimlerin özlüğü çok dar alanda değil en geniş anlamda düşünülmelidir. Bazı enzimler yapıkları gereği tek bir Substrat' a etki eder. Bunlara en güzel örnekler ise karbonit anhidraz sadece karbonik asite, üreaz sadece üreye veya fumaraz yalnız fumarik aside reaksiyon gösterir. Enzimlerin Substrat' a etki etmesi bileşiğine ve grubuna göre değişiklik gösterir. Bu yüzdende bazen Substrat gruplarına saldıran enzimlerden bazıları da tek bir Substrat' la reaksiyona girer. 

Enzim Substrat' ta dikkat edilecek en önemli ayrıntı enzimlerin Özerk bir yapıya sahip oluşudur. Bu özerk yapıları sayesinde her enzim bir çeşit Substrat' a etki eder. Yani o Substrat' a has bir enzimdir ve onunla reaksiyon içerisindedir. Her reaksiyon işlemi sonrasında enzimde bir değişiklik olmaz ve sadece Substrat değişiklik gösterir. Bu yüzden enzimler hep aynı reaksiyonu tekrar tekrar kullanabilirler. Aslında enzimler Substrat dediğimiz maddeleri parçalamada veya başka bir maddeye dönüştürmede vücudumuzun kullandığı bir yapıdır. Bu sayede vücudumuzda bulunan maddeleri parçalayarak ve değiştirerek vücut için yararlı bir hale getirirler. 

Enzim Substrat
Enzim substrat enzimleri;

Her biri bir genetik yapıdan olduğundan her enzim bir gen tarafından sentezlenir. Yani her enzim bir genin kontrolü altındadır. Bu genlerden birisinde bozulma meydana gelirse enzim Substrat' la reaksiyona giremez ve işlevini yerine getiremez. Birde enzim çeşitlerinden aktivasyon kısım vardır kı bu kısım, bir mol Substrat' taki bütün moleküllerin geçiş haline gelmesini sağlayan enerji miktarıdır. Enzim ile katalize olan Substrat reaksiyonlarında enzim, reaksiyona giren madde ile yani Substrat ile birleşir ve gerekli olan aktivasyon enerjisi azalır. 

Enzim Substratta önemli reaksiyon bilgileri;
  • Her zaman enzim bir çeşit reaksiyona Substrat' la girer. 
  • Enzimler oluşacak Substrat reaksiyonunun çabuk bir şekilde dengeye ulaşmasını sağlar.
  • Enzimler Substrat ile reaksiyonları hep aynı şekilde tekrar tekrar gerçekleştirirler.
Bu bilgilerin ışığında enzimler Substrat maddeleri ile reaksiyona girerek işlevlerini yerine getirirler. İkisi de birbiri ile bağlantılı olan enzim Substrat' lar birbirleri ile reaksiyona girmez ise canlı bu sorundan dolayı hastalanır ve tedavi edilmesi gerekir. Sağlıkla kalın. 
]]>
Metabolisme Enzim https://www.enzimler.gen.tr/metabolisme-enzim.html Fri, 23 Nov 2018 13:29:40 +0000 Metabolisme enzim, metabolizma besinlerin vücutta çeşitli değişikliklere uğramasına denir. Yeyip içtiklerimizin, vücudumuzda farklı şekillere ayrılıp çözülmeye başlaması ve bunlardan faydalanmaya başlamamız, sonun
Metabolisme enzim, metabolizma besinlerin vücutta çeşitli değişikliklere uğramasına denir. Yeyip içtiklerimizin, vücudumuzda farklı şekillere ayrılıp çözülmeye başlaması ve bunlardan faydalanmaya başlamamız, sonunda kalan atıkların dışarıya atılması hep birer metabolizmanın yaptığı işlevlerdir. İnsanlarda olduğu gibi hem hayvanlarda hem de bitkilerde metabolizma hayatın temel taşıdır. Nitekim organlarımızı bir makineye benzetirsek metabolizma bu makinelerin işlediği maddelerin yoğrulup hal-hamur edilmesi diyebiliriz. Metabolizlamın sindirim ve hareket esnasında çalışmaları artar; dinlenirken azalır. Ayrıca iç tiroit denilen iç salgı bezinin aşırı çalışması metabolizmayı hızlandırırken, eksik çalışması ise metabolizmayı azaltır. Metabolizmadaki bu gibi duraksamalar bazı hastalıkların tanınmasına yarayan bir belirti olabilir. Bu metabolizmanın yaptığı aksaklıkları vücut sıcaklığının ölçülmesiyle anlayabiliriz. Metabolizma hızını etkileyen faktörleri genetik yapı, yaş, cinsiyet, diyet, hastalıklar, karbonhidratlar ve sıcaklık olmak üzere sıralayabiliriz.
 
Metabolisma Faaliyetleri

Besinlerin çeşitlerine göre, matabolizma faaliyetleri de çeşitlilik gösterir. Başlıcalarını gözden geçirelim: 
  • Karbonhidrat Metabolizması: Şekerli, nişastalı maddeler henüz ağızdan başlayarak, sindirim mayalarının göreviyle değişmeye uğrarlar. Glikoz denilen basit şekere sonunda dönüşerek, ince bağırsaktan ufak kan damarlarına, oradan da karaciğere giderler. Karaciğer şekerin fazlasını özel bir nişastaya çevirerek saklar ve vücudun ihtiyacı oldukça azar azar kana vererek beslenmeyi sağlıyor. Ayrıca bir kısım şekeri kaslar da depo etmekedir. Vücut kendisine gereken gücün bir kısmını karbonhidratların yanmasından elde eder. Bu yanma sonunda karbonhidrat gibi, su gibi birtakım atıklar ortaya çıkar ki bunlar da dışarı atılır. Karbonhidrat metabolizmasını pankreas denilen iç salgı bezinin hormonu insülin sayesinde düzenlenir. Bu hormanlar olmaması ile şeker metabolizması bozulabilir.  Çünkü insülin kaslarda ve karaciğerde fazla şekeri depo edebilmelerini sağlar. Bu düzenin bozulmasından şeker hastalığı ortaya çıkar.
  • Protein Metabolizması: Proteinli besinler mide, pankreas, bağırsak bağırsak mayalarıyla aminoasite çevrilir, fazla türlü değişikliklerle glikoz (üzüm şekeri) olur, vücut bundan ayrıca faydalanabilmektedir. Proteinli besinlerin metabolizması sonunda ürik, asit ve amonyak gibi işe yaramaz maddeler de gene vücuttan dışarı atılır.
  • Yağ Metabolizması: Pankreas bezi mayalarının etkisi yağlı besinleri gliserin sabun haline getirir. Bunlar bağırsaklardan damarlara geçerek vücuda yayılır, dokularda güç sıcaklık doğururlar.
Metabolisme Enzim
Enzim, Kendi haline bırakıldığında yavaş seyreden biyokimyasal reaksoyonlarını işleyiş hızını bir katalizör madde gibi vazife görerek arttıran proteinlere enzim adı verilir. Enzimler, canlı hücrelerden meydana gelirler. Enzimlerin yokluğunda bir çok canlının hayatı için önemli olan reaksiyonlar, bazen hızı ölçülmeyecek kadar yavaş seyreder. Enzimlerin varlığı reaksiyonların hızını milyonlarca kere arttırabilir. reaksiyonların dengesini enzimler bozmaz, sadece hızına tesir eder. Yaşayan her canlı hücre, mikrobik veya bir dokunun parçası olsa dahi varlığı ve üremesi için gerekli yüzlerce çeşit enzim ihtiva eder. Her enzim çok özel kimyasal reaksiyonları katalizleme üzere vücuttaki hücreler tarafından yapılmaktadır. Enzimleri hormon adı verilen biyokimyasal maddelerin yardımı ile kontrolü sağlanmış ve enzimlere verilen bu çok özel görevler, organizmaların işleyişinde birinci sırada önemle yer almaktadır.
]]>
Nişastayı Şekere Çeviren Enzim https://www.enzimler.gen.tr/nisastayi-sekere-ceviren-enzim.html Sat, 24 Nov 2018 03:38:04 +0000 Nişastayı şekere çeviren enzim, amilaz olarak adlandırılmaktadır. Bulmacalarda bazen karşımıza çıkan bu enzim sindirimde önemli bir yere sahiptir. Nişastayı şekere çeviren enzim, tükürük bezleri ve pankreasta salg Nişastayı şekere çeviren enzim, amilaz olarak adlandırılmaktadır. Bulmacalarda bazen karşımıza çıkan bu enzim sindirimde önemli bir yere sahiptir. Nişastayı şekere çeviren enzim, tükürük bezleri ve pankreasta salgılanır. Besinlerin çiğnenmesi esnasında nişastayı ve diğer büyük karbonhidrat moleküllerini parçalayarak daha basit maddeler haline getirir. Alfa amilaz canlı organizmalarda çok fazla bulunmaktadır. İnsanın ve memeli hayvanların birçoğunun sindirim sisteminde pityalin adı verilen ve tükürük bezlerinde üretilen, diğeri ise amilopsin adı verilen pankreas salgılanıp ince bağırsağa geçen iki alfa amilaz önemi büyüktür. İnsandaki pityalin ve amilopsin enzimleri incelendiğinde birbirlerinden farklı olmadıkları görülmüştür.

Nişastayı şekere çeviren enzimin sindirimdeki işlevi

Yiyecekleri tüketmeye başladığımızda ilk aşama çiğneme olmaktadır. Pityalin enzimi ağızda başlayan sindirim esnasında nişasta moleküllerini parçalamaya başlar. Pityalinin etkisi mide de bir süre daha devam etmektedir. Bir süre sonra midede bulunan yüksek asitli salgılar besinlere işlemiş olan pityalini ortadan kaldırır. Bu enzimin sindirimdeki varlığı mide asit miktarına, midenin boşalma hızına ve gelen besinlerin mide asitleriyle karışma miktarına bağlıdır. Nişastayı şekere çeviren enzim besinler ile gelen nişastanın neredeyse yarısını midedeki sindirim sırasında şekere parçalar. Besinler ince bağırsağa geçtiği zaman ayrışmamış nişasta molekülleri de amilopsin tarafından parçalanarak şekere dönüştürülür. Pankreas salgıları ilk olarak onikiparmak bağırsağına geldiğinden, nişasta sindiriminin çoğu ince bağırsağın bu ilk bölümünde meydana gelir. İlk bölümde şekere dönüşen nişasta molekülleri en sonunda bağırsak çeperlerinden emilerek kana karışır. Onikiparmak bağırsağının yüzeyindeki hücreler tarafından tutulan şeker molekülleri, bu hücrelerin salgıladığı enzimler tarafından parçalanır.

Nişastayı Şekere Çeviren Enzim
Nişastayı şekere çeviren enzim olan amilazın en önemli üretim yeri pankreastır. Bunun dışında karaciğer, tükürük bezleri, yumurtalık ve böbreklerde az da olsa üretilmektedir. Amilaz idrar ve kanda az miktarda görülebilir. Bazen yüksek olması önemli bir hastalığın habercisi değildir. Kandaki görülen amilazın üçte biri pankreas, üçte ikisi ise tükürük bezi kaynaklıdır. Enzimin pankreastan geçiş yolunun bir şekilde tıkanması sonucu idrarda amilaz düzeyi yükselir. Bu duruma amilaz yüksekliği adı verilmektedir. Nişastayı şekere çeviren enzimin kanda yüksek olduğu durumlarda mutlaka bir doktora görünmelisiniz. Alkol ve sigara olumsuz alışkanlıklarınız var ise bırakmalısınız. Ortalama değerler yetişkinlerde 11-54 U/L, çocuklarda 9-35 U/L, idrardaki oranı ise 3-26 U/saat arasındadır. Test yapılamadan 24 saat önce alkol tüketilmemelidir. Test aç karnına yapılmaktadır. Test sonuçlarını etkileyebilecek ilaçlar kullanıyor iseniz doktora daha önceden bildirmelisiniz. Geçmiş olsun.
]]>
Biyoloji Enzimler https://www.enzimler.gen.tr/biyoloji-enzimler.html Sat, 24 Nov 2018 23:25:29 +0000 Biyoloji enzimler, öncelikle enzimleri tanımlayacak olursak enzim, kimyasal bir tepkimeye neden olan ve kimyasal tepkimeyi hızlandıran, genellikle protein yapısında bulunan organik maddeye enzim denilir. Enzimler canlı hücreler Biyoloji enzimler, öncelikle enzimleri tanımlayacak olursak enzim, kimyasal bir tepkimeye neden olan ve kimyasal tepkimeyi hızlandıran, genellikle protein yapısında bulunan organik maddeye enzim denilir. Enzimler canlı hücrelerce üretilen özel yapıda proteinlerdir, proteinler ise hücrede DNA da genetik bilgiye göre sentezleme yapılır. Enzimlerin proteinden oluşan yapısına apoenzim, pepsin gibi sadece proteinden oluşan yapısına basit enzim, yapılarında vitamin veya mineralden oluşan aktifleştirme özelliği olanlarına ise bileşik enzim denilir. Bu yapı sadece vitaminlerden oluşmuş ise koenzim, sadece minerallerden oluşmuş yapısına ise kofaktör denilir. 

Biyoloji enzimler görevi
Bütün canlılarda olduğu gibi insanlarda organik ve inorganik maddelerden meydana gelir. Hücrelerde devamlı surette organik ve inorganik maddeler biyokimyasal tepkimeler sonucu sürekli olarak değişir, bu sebeptendir ki enzimler canlıların yaşamları için oldukça önemlidir. Buna bir örnek verecek olursak, organik molekül yapısına sahip olan aminoasitlerden protein sentezlenmesi enzimler ile olur, diğer bir örnek ise, solunum ve fotosentez olayı da enzimlerin yardımı ile gerçekleşir. Bütün bu olaylar yaşanırken canlı büyür, hücreleri yenilenir ve hareket eder. Bütün bu biyokimyasal olayların yapılanmasında enzimler olmasaydı biyokimyasal tepkimeler ya hiç olmaz veya çok yavaş oluşurdu. Vücutta hani enzim sentezinin yapılması gerektiği bilgileri genlerde bulunur. Hücrelerde DNA, RNA ve ATP sentezlerine gerekli olan enzimlerin üretilmemesi hücre ölümlerine sebep olacaktır. Bazı enzimlerin eksik üretilmesi veya üretilmemesi, zihinsel özürlülük gibi bir çok kalıtsal hastalıklar ortaya çıkarmaktadır. Enzimler her ne kadar hücrelerde üretilse de hücre dışında da çalışabilir, bir çok sanayi dallarında da enzimlerden faydalanılmaktadır. Bazı deterjan türlerinde lekeleri çıkarmak için enzimlerden faydalanılır.  

Biyoloji enzimler ve işlevlerine etki eden sebepler
Enzimlerin işlevsel yapılarına etki eden başlıca faktörlerden biri sıcaklık etkisidir. Bilindiği gibi enzimlerin yapısında protein olduğu için sıcaklık değişimlerinden etkilenir. Enzimlerin normal işlevlerini yerine getirebilmeleri için belirli bir sıcaklık ortamına ihtiyaçları vardır ve bu sıcaklık değeri normal 30 - 35 derece aralığında olmalıdır, daha yüksek veya daha düşük ısıl seviyeler enzimlerin çalışma hızını yavaşlatıcı etkiler gösterir. Enzimler protein yapılı oldukları göz önüne alındığında, yüksek sıcaklıklarda enzimler tamamen deforme olup bozulurken, düşük sıcaklık seviyelerinde ve donma derecelerinde enzimlerin yapısı bozulmaz, bu sebeptendir ki besin maddelerini dondurulmak sureti ile enzimleri inaktif hale getirir besinler bozulmadan saklanabilirler.

Biyoloji Enzimler
Ph derecesi değerleri de enzimlerin işlevsel faaliyetlerinde etkendir, enzimlerin en iyi şekilde işlevlerini yerine getirebilmesi için normal ph değeri 7 civarında olmakla beraber, bazı enzimler değişik ph değerlerinde işlevlerini yerine getirebilmektedir, buna örnekte insanlarda pepsin ph 2 değerinde en iyi işlevini yaparken, tripsin ph değer olarak 8,5 ph değerinde işlevlerini yerine getirir.

Su enzimlerin işlevlerini yerine getirmeleri için gerekli olan olan etkendir, zira enzimler işlevlerini su ile gerçekleştirir. Su yoğunluğunun yüzde 15 in altına düşmesi hallerinde enzimler görevlerini yapamaz hale gelecektir. Siyanür, kurşun, cıva benzeri bazı maddeler enzimlerin yapısal etkinliklerini durdurucu etkiler gösterir, bu maddelere inhibitör maddeler denilir, bu maddelerin alınması enzimlerin yapısal işlevlerini bozucu etkileri olacağından dolayı ciddi sağlık sorunları ortaya çıkaracaktır.
]]>
Enzim İnhibisyonu https://www.enzimler.gen.tr/enzim-inhibisyonu.html Sun, 25 Nov 2018 19:20:24 +0000 Enzim inhibisyonları, enzim inhibitörleri aracılığıyla bir enzime bağlanan ve enzimin etkinliğinin azaltılması olayıdır. Enzimin etkinliği azaltan enzim inhibitör molekülleri, bir patojeni öldürebildiği veya bir metabolizma i Enzim inhibisyonları, enzim inhibitörleri aracılığıyla bir enzime bağlanan ve enzimin etkinliğinin azaltılması olayıdır. Enzimin etkinliği azaltan enzim inhibitör molekülleri, bir patojeni öldürebildiği veya bir metabolizma ile alakalı dengesizliği sonlandırabildiği için çoğu ilacın da aslı enzim inhibitör molekülleridir. Enzim aktivatörleri gibi enzimin aktivitesini arttıran moleküller de olduğu için enzime bağlanan tüm moleküller enzim inhibisyonu amacıyla kullanılan enzim inhibitörlerinden oluşmaz.

Bir inhibitörün enzime bağlanmasıyla bir substratın ilgili enzimin aktif bölgesini durdurabilir veyahut da enzimin kataliz bölgesine girmesini durdurabilir. 

Bu inhibitör bağlanması iki şekilde olabilir.
  • Tersinir inhibitör bağlanma: Tersinir inhibitörler non-kovalent adı verilen bağlanma şeklinde enzime bağlanırlar ve enzim inhibisyonunu enzimin tipine bağlı olarak etkilerler. Enzim inhibitörünün enzime mi yoksa enzim-substrat kompleksine mi yoksa bu saydığımız iki tipe uygun olarak bağlanmasına göre üç farklı tipte enzime bağlanırlar. 
  • Tersinmez inhibitör bağlanma: Tersinmez bağlantılarda inhibitörler genellikle enzim ile reaksiyona girerek onu kimyasal olarak değiştirirler. Bu enzim inhibisyonu şeklinde inhibitörler, enzimin aktivitesi için gerekli olan amino asitleri ve onların kalıntılarını değişime uğratırlar.

İlaçlarda Enzim İnhibisyonu

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi enzim inhibisyonu genellikle ilaçlar aracılığı ile kullanılır. Bu sebeple de biyokimya ve farmokoloji alanlarında da kendine geniş bir araştırma veya ihtisaslaşma yeri edinmiştir. Enzim inhibisyonunun değerlendirilmesi enzim inhibitörünün iki ana özelliği ile belirlenir. İnhibitörün başka proteinlerle bağlananaması (spesifite) ve inhibitörün enzimi inhibe edebilmesi için gerekli konsantrasyonu belirleme amacını taşıyan ayrışma katsayısı (güçlülük), enzim inhibisyonuna yarayan ilacın değerlendirilmesinde kullanılan iki ana etkendir. Enzim inhibisyonuna yarayan ilacın spesifitesi ve güçlülüğü ne kadar yüksek ise ilacın yan etkisi bir o kadar az ve toksitlenmesi de bir o kadar düşük olur.

Enzim İnhibisyonu
Doğada Enzim İnhibisyonu

Enzim inhibisyonu olayı sadece yukarıda ayrıntılı olarak bahsettiğimiz ilaçlarda bulunmaz. Aksine doğada da bulunan enzim inhibitörleri sadece enzim inhibisyonu yapmakla kalmaz aynı zamanda metabolizmayı da düzenlerler. Bazı metabolik patikalardaki enzimler, doğada bulunan enzim inhibitörleri sayesinde son ürünler tarafından inhibe edilebilirler. Bu tip bir enzim inhibisyon olayı (negatif geri beslenme) sayesinde hücre içinde homeostaz sağlanabilir. Homeostaz sağlamanın da önemli yollarından biri olduğunu yani negatif geri beslenmenin hücre için ne kadar önemli olduğunu da söylemeden geçmemeliyiz.

Doğadaki enzim inhibisyonu sayesinde bazı enzim inhibitörleri, proteaz ve nükleaz gibi hücreye zarar verebilecek potansiyeli olan enzimler, inhibitörlerin enzime spesifik olarak bağlanması ve bu enzimleri inhibe etmesi ile kontrol altında tutulabilirler.
]]>
Enzim Substrat İlişkisi https://www.enzimler.gen.tr/enzim-substrat-iliskisi.html Mon, 26 Nov 2018 02:02:39 +0000 Enzim nedir, Bilindiği üzere enzimler kimyasal tepkimelerin hızını arttırıcı özellikte (katalizör) olan biyomoleküllerdir. Enzimlerin bir çoğu protein özelliktedir. Fakat bazı nükleotid yapılı enzimler de bulunmaktadır. Ör Enzim nedir, Bilindiği üzere enzimler kimyasal tepkimelerin hızını arttırıcı özellikte (katalizör) olan biyomoleküllerdir. Enzimlerin bir çoğu protein özelliktedir. Fakat bazı nükleotid yapılı enzimler de bulunmaktadır. Örneğin ribozomun sentezlenmesini sağlayan RNA yapıya sahip Ribozim isimli enzimler gibi. Enzimler, substrat dediğimiz moleküller ile tepkimeye girerler. Bu tepkimeler sonucunda enzimler substratları farklı moleküller halinde yeni ürünlere dönüştürür. Substratlar büyük ya da küçük yapılı olabilirler. Tepkime sonucu oluşturacakları yeni ürünler de büyük ya da küçük olabilirler. Substratların yeni ve farklı ürünlere hızlı bir şekilde dönüştürülmesi için canlı bir hücrede enzimlerin varlığına mutlaka ihtiyaç duyulur. Enzimler belli substratların varlığında çalışır. Kendi substratını seçici özelliktedirler diyebiliriz. Olabilecek tepkimeler arasında belli başlı tepkimleleri hızlandırırlar. Genel olarak çalışma prensibi tepkimenin ihtiyaç duyduğu başlangıç enerjisini azaltmak üzerinedir. Ayrıca enzimler girdikleri tepkimelerden yine bozulmadan ve eksilmeden çıkarlar. Enzimlerin var olduğu tepkimelerin formüllerinde ilk başta yer alan maddeler her zaman substratlardır.

Enzim-substrat miktarının tepkime hızına etkisi nedir

Ortamda yeterli miktarda substrat ve enzim olduğunu varsayalım.  Tepkime doğal seyrinde giderken substratın gittikçe azaldığını fakat diğer yandan enzim miktarında bir değişim olmadığını gözlemleriz. Tepkime sonrasında enzim bir başka tepkimede kullanılmak üzere halen aynı formunu korurken substrat neredeyse tamamen yok olmuştur. 
Belli miktardaki substratın bulunduğu ortama enzim miktarını daha yoğun olacak şekilde eklersek tepkime hızı oldukça artar. Tam tersi durumda ise, yani enzim miktarı sabit kalarak substrat yoğunluğunu arttırdığımızda tepkimenin hızı bir miktar artar fakat belli bir süreden sonra sabit kalır. 

Enzim Substrat İlişkisiEnzim-Substrat ilişkisi üzerine ortaya konulan teoriler

Bilim adamları Enzim-Substrat ilişkisini daha iyi çözümleyebilmek adına bir çok farklı teori öne sürmüşlerdir. 1894 senesinde Emil Fischer isimli bilim adamı bu konuda anahtar-kilit ilişkisi ilkesini öne süren bilim adamlarından biridir. Onun ilkesine göre, bulundukları ortam gereği birbirleri ile uyum gösterebilen iki ya da daha fazla biyolojik molekülün belli bir hücresel ihtiyaca cevap verecek işi bir arada yapabilmeleri mümkündür. Fakat bunun olabilmesi için her enzimin kendine özgü substrata ihtiyaç duyduğu gerçeğini vurgulamak gerekir. Enzim ve substrat arasındaki bu spesifik bağı açıklamak amacıyla 1958 senesinde Daniel E. Koshland ''Induced-Fit'' yani ''eldivenin içindeki el'' düşüncesini ortaya atmıştır. Fischer'in anahtar-kilit kuramına ek olarak bu kuramda konformasyona yer verilir. Yani enzimlerin yapısındaki proteinlerin sahip olduğu atomların uzaydaki görüntüsü ele alınır.  Bu sayede her enzimin kendi substratına nasıl kolaylıkla bağlanabildiği ve tepkimede ne tür bir etki gösterdiği daha iyi açıklanabilmektedir.

Enzim substrat ilişkisinin mekanik açıdan incelenmesi

Her enzimin kendi substratına  sadece belli bir süreyle geçici olarak bağlandığını söyleyebiliriz. Tepkime boyunca enzimler substratlarının dış yüzeylerinden etki ederler.  Bu da demek oluyor ki substrat yüzeyini arttırdığımız tepkimelerde ürün verimine ait hız artacaktır ve zamandan kazanç sağlanacaktır.
]]>
Enzim https://www.enzimler.gen.tr/enzim.html Mon, 26 Nov 2018 08:22:31 +0000 Enzim, hemen hemen birçoğunun yapısında protein bulunan ve yalnızca canlılar tarafından sentezlenebilen doğal katalizörlere enzim adı verilmektedir. Hücrenin içerisinde birçok tepkimenin kontrolünü sağlayan bu katalizör Enzim, hemen hemen birçoğunun yapısında protein bulunan ve yalnızca canlılar tarafından sentezlenebilen doğal katalizörlere enzim adı verilmektedir. Hücrenin içerisinde birçok tepkimenin kontrolünü sağlayan bu katalizörler aynı zamanda tepkimelerin özgürlüğünü ve hızını da denetlerler. Aynı enzimler farklı doku ve hücrelerde de kimyasal tepkimeler için kullanılır. Bu durumda yapısı farklı görevleri aynı olan üç boyutlu izoenzimler devreye girer. Vücutta kimyasal tepkimenin gerçekleşmesi için belirli bir derecede enerjiye ihtiyaç vardır. Kimyasal reaksiyonların başlaması için en düşük enerji miktarına aktivasyon enerjisi adı verilir. Bu enerjinin aşılması için enzimler kullanılır. DNA'daki bilgiye göre özel olarak sentezlenen enzimlerin yapısı iki çeşitte incelenmektedir.  
  • Basit enzimler: Sadece yapısında protein bulunan enzimlere basit enzim denir. Bu türe en iyi örnek sindirim ve üreaz enzimleri verilebilir. 
  • Bileşik enzimler: Bu enzimlerde yardımcı kısım ve protein kısım olarak ikiye ayrılır. Protein kısmına apoenzim adı verilir. Bu kısım enzimin hangi maddeye etki edeceğini belirler. Yardımcı kısım ise içinde protein bulundurmaz. Bu kısım organik yapıda koenzim ve inorganik yapıda ise kofaktör olarak adlandırılır. Hücrede apoenzim çeşidi oldukça fazladır. Bunun nedeni ise bir apoenzimin hep aynı çeşit yardımcı enzimle çalışmasıdır. 
Enzimlerin çalışma mekanizması

Enzimlerin etki ettiği bileşiğe substrat adı verilmektedir. Substrat ve enzim arasındaki uyum oldukça önemlidir. Çünkü her enzim belirli molekül çeşitlerine etki edebilmektedir. Çalışma sırasında ilk olarak enzim substratı tanımaya çalışır ve ona bağlanır. Protein kısmında özel bir cep bulunur ve burada substrat ile özel bir bileşik oluşturulur. Burada substrat üzerinde değişiklikler yapılır ve enzim üründen ayrılarak herhangi bir değişikliğe uğramadan reaksiyondan çıkar. 

EnzimEnzimlerin özellikleri
  • Her enzim çeşidi belirli bir substrata özel olduğu için belirli reaksiyonları katalizler.
  • Kimyasal tepkimelerde herhangi bir değişikliğe uğramadan çıktıkları için tekrar tekrar kullanılabilirler. 
  • Enzimler aktivasyon enerjisini düşürerek reaksiyonların hızlanmasını sağlarlar. 
  • Sadece hücre içerisinde üretilirler. Ayrıca yapay olarak da üretilirler. 
  • Enzimlerin etkileri substratın yüzeyinde başlar. Yüzey ne kadar fazla ise daha hızlı çalışır ve reaksiyonun süresi kısalır. 
  • Çift yönlü olarak çalışabilirler.
  • DNA şifresi ile üretilen enzimler her bir gen tarafından şifrelenmektedir. Eğer enzime ait gen bozulursa enzim üretimi de yapılmaz. Böylece substrat etkisi artar ve canlıya gelen zarar da artar. 
]]>
Sindirim Enzimleri https://www.enzimler.gen.tr/sindirim-enzimleri.html Mon, 26 Nov 2018 23:55:23 +0000 Sindirim Enzimleri, sindirime yardımcı olan enzimlere sindirim enzimleri adı verilir. Mide, pankreas ve ince bağırsak tarafından bu enzimlere sindirime yardımcı olmak amacıyla salgılanır. Bu enzimlerin yokluğunda sindirim si Sindirim Enzimleri, sindirime yardımcı olan enzimlere sindirim enzimleri adı verilir. Mide, pankreas ve ince bağırsak tarafından bu enzimlere sindirime yardımcı olmak amacıyla salgılanır. Bu enzimlerin yokluğunda sindirim sistemi doğru çalışmaz ve bazı hastalıklara neden olur. 
Vücudun iç yapısı o kadar güzel düzenlenmiştir ki sindirim sistemi bu fonksiyonların sağlanmasında hayati derecede rol alır. Metabolizmanın doğru çalışabilmesi için sindirim gereklidir. Sindirimin gerçekleşmesi ise sindirim enzimleri tarafından gerçekleştirilir. Sindirimi gerçekleşmesi ile karbonhidrat, protein ve yağların yıkımında bu enzimler katalizör görevi görmektedir. 

Sindirim Enzimleri
  • Gastrin: Midenin distal kısmında G hücreleri tarafından üretilir. Mide asit hücreleri tarafından üretilen bu enzim sindirim asit salgısını düzenler. Mide asidi için birincil düzeyde bu enzim bulunmaktadır. 
  • Pepsin: Mide öz suyundan bulunan bu enzim et, yumurta gibi içerisinde yüksek seviyede protein barındıran maddelere tesir eder. Mide duvarında bulunan hücrelerce salgılanan pepsinojen ve mide öz suyunda bulunan hidroklorik asidin reaksiyonuyla bu sindirim enzimleri ortaya çıkar. 
  • Tripsin: Birçok omurgalının sindirim sisteminde bulunan ve proteinleri parçalama özelliğine sahip olan bir enzimdir. Pankreasta tripsonojen olarak üretilir ve ince bağırsakta enteropeptidaz olarak aktif hale gelir. 
  • Amilaz: Bitkilerde bulunan bu enzim nişastayı maltoza katalizler. İnsanlarda pankreas ve tükürük bezleri tarafından bu enzim salgılanır. 
  • Lipaz: Yağların sindirimi, taşınması ve işlenmesinde önemli rol oynayan bu sindirim enzimi, bazı virüslerde de bulunabilir.  
  • Kemoterapsin: Proteinlerin hidrolizine yardımcı enzimlerdendir. 
Sindirim EnzimleriSindirime yardımcı enzimlerinin salgılandığı yerler ve görevleri
  • Amilaz: Ağızdaki tükürük bezinde salgılanır ve nişastanın sindiriminde kullanılır. Ürün olarak maltoz elde edilir. 
  • LAP: Midede salgılanan bu enzim kazein hidrolizini sağlayarak polipeptit üretimi yapar.
  • Enterogastrin: İnce bağırsakta salgılanan bu enzimin görevi mide hareketini yavaşlatmaktır. 
  • Maltaz: İnce bağırsaktan salgılanarak maltoz hidrolizini sağlar. Böylece ürün olarak glikoz üretir.
  • Enterokinaz: İnce bağırsaktan salgılanan bu enzim tripsinojeni tripsine çevirir.
  • Erepsin: İnce bağırsaktan salgılanır ve peptit hidrolizini sağlar. Sonucunda aminoasit üretir. 
  • Kolesistokinin: İnce bağırsaktan salgılanır ve safra kesesine sindirimde uyarılar gönderir. 
  • Glukagon: Pankreas bu enzimi salgılayarak glikojeni glikoza dönüştürür.
  • İnsülin: Sindirim enzimleri arasında önemli bir yere sahip olan bu enzim glukagonun tersine glikozu glikojene dönüştürür.
  • Sekretin: Onikiparmak bağırsağından salgılanarak sindirim için pankreası uyarır.
]]>
Enzim İsimleri https://www.enzimler.gen.tr/enzim-isimleri.html Tue, 27 Nov 2018 14:52:04 +0000 Enzim İsimleri, Enzimler vücudumuzun her yerinde bulunur. Enzimler farklı şekillerde, farklı hızlarda ve farklı ayrışan madde olarak çalışırlar. Enzimler vücudumuzda bulunan solunum sistemi, sinir sistemi gibi sistemlerin kontro Enzim İsimleri, Enzimler vücudumuzun her yerinde bulunur. Enzimler farklı şekillerde, farklı hızlarda ve farklı ayrışan madde olarak çalışırlar. Enzimler vücudumuzda bulunan solunum sistemi, sinir sistemi gibi sistemlerin kontrolünü sağlayan enzimlere metabolik enzimler denir. Gıda enzimleri ise vücudumuza gıdalarla aldığımız enzimlerdir. Birde sindirim enzimleri vardır. Bunlar; proteazler, tripsin, amilaz, glukanaz, selulazlar, pektinazlar, rengin, lipazlar, laktazlar, papain, ksilanaz, ligninazlar, Katalaz gibi enzimlerdir.

İnsan vücudunda bulunan bütün organ, doku, hücreler, cilt, kemikler zamanla değişme uğrar. Bu değişimin olması için sürekli yeni hücrelerin inşaasına ihtiyaç vardır. Vücudumuzda bu değişim ve inşaayı en iyi Metabolik enzimler yapar. Metabolik enzimler sindirilmiş kırk beş farklı besini alır ve kaslarda, sinirlere, kemiklere, kana ve organlara dönüştürür. Enzimler zamanla birlikte yaşanır ve eskisi gibi görevlerini yerine getiremezler. Bununla birlikte yaşlanma dediğimiz olay gerçekleşir. Yani metabolizmanın yavaşlar. İnsan ne kadar çok düzenli de beslense, düzenli sporda yapsa metabolik enzimler zamanla yaşanır ve ölürler.

Enzim isimleri nelerdir

Kardiyak enzimler; CK enzimi,  CK-MB enzimi, Troponin enzimi, Myoglobin enzimidirdir. 

CK enzimi; CK enzimi nin başlangıç değerinin iki katı olması anlamlıdır.

CK-MB enzimi; Çizgili kas, ince bağırsak, prostat ve uterus tarafından salgılanan bir enzimdir. Reinfarktüs tanısı için önemli bir enzimdir. 

Troponin enzimi; Troponin enzimi çizgili kalp kasındaki gen ve aminoasit oluşumu farklıdır. Kardiyak enzimler in hassasıdır. Troponin enzimi iki saatte yükselir.  Dödünç saatte yüz de yüz duyarı hale gelir. 

Myoglobin enzimi; Myoglobin enzimi spesifik değildir. Myoglobinin negatif olması esastır. Myoglobin çok erken yükselir. Myokard enfarktüsünün başlamasından iki saat sonra yükselir. Myoglobin düz Kastamonu bulunmaz. 

Enzim İsimleriSindirim enzimleri;  Sindirim enzimleri besinleri parçalayarak vücudun kullanabileceği duruma getirir. Sindirim enzimlerinden lipaz enzim-yağları parçalar, proteaz enzimi-proteinleri parçalar, selüloz enzimi- lifleri parçalar, amilaz enzimi-nişastası parçalar,  laktazlar enzimi- süt ürünleri parçalar, sukroz enzimi-şekeri parçalar, tahıl ürünlerini-maltaz enzimi parçalar. Sindirim enzimleri merabolik enzimler için çok önemlidir. Sindirim enzimleri sayesinde metabolik enzimler daha az yorulur. Sindirim enzimleri, metabolik enzimler, gıda enzimleri hepsi is birliği içinde çalışır ve insan vücudu için çok büyük önem arz ederler. Sağlıklı günler.
]]>
Pankreas Enzimleri https://www.enzimler.gen.tr/pankreas-enzimleri.html Tue, 27 Nov 2018 22:01:25 +0000 Pankreas enzimleri, Pankreas organımızın ürettiği vücudumuzun önemli işlevlerini gerçekleştiren enzimlerden bahsetmeden önce pankreas organından bahsetmemiz gerekirse; Pankreas, omurganın bel bölümünde, karın boşluğu Pankreas enzimleri, Pankreas organımızın ürettiği vücudumuzun önemli işlevlerini gerçekleştiren enzimlerden bahsetmeden önce pankreas organından bahsetmemiz gerekirse; Pankreas, omurganın bel bölümünde, karın boşluğunda yer alan, mide ve on iki parmak bağırsağı arasında bulunan bir salgı bezidir. Kadınlarda 55, erkeklerde ise 70 gram olan; 15-25 cm uzunluğunda, önden arkaya doğru yassılaşan çengel şeklinde bir organdır.
  • Baş
  • Gövde
  • Boyun
  • Kuyruk olarak dört bölüme ayrılan pankreasın ana görevi, pankreas enzimleri denilen sindirimi ve hazmı kolaylaştıran enzimleri salgılamaktır.
Pankreas enzimleri nelerdir
  • Amilaz
  • Glukagon
  • Tripsinojen
  • Kimotripsinojen
İnsülin: İnsülin, karbonhidratın metabolizmasının düzenlenip kontrol altına alınmasına glukagon ile birlikte görev yapan, pankreasın beta hücreleri tarafından salgılanan bir pankreas enzimidir. İnsülin, Langerhans adacıkları tarafından salgılanır. Hemen üstte bahsettiğimiz alfa ve bet hücreleri bu adacıklarda bulunur. Alfa hücreleri glukagon enzimini, beta hücreleri ise insülin hücrelerini salgılar. 

İnsülin, vücuttaki kan şekeri seviyesini kontrol altında tutan pankreas enzimidir. Kanda serbest dolaşan şekerin hücre içine girmesini sağlar. Şekerin de hücrenin enerji kaynağı olduğunu düşünürsek pankreasın dolaylı olarak hücrelerin çalışmasını sağladığını söyleyebiliriz. Beyin hücreleri dışındaki diğer tüm hücrelerimiz pankreas olmadan kandaki şekeri (glikoz) hücre içine alıp kullanamaz. 

  • İnsülin Salınımı Etkileyen Faktörler
En güçlü insülin uyarıcısı adından da çokça bahsettiğimiz glikozdur. (şeker) Lösin, yağ asitleri, basit karbonhidrat ve şeker kalorileri, mannoz, arginin, sekretin ve gastrin hormonları insülin hormonunun daha çok salgılanmasını tetiklerken; leptin hormonu, bazı sinir uyarıları ve bazı ilaçlar, somatostatinler insülin üretimini düşüren etmenlerdendir.

  • İnsülinden Dolayı Meydana Gelen Hastalık: 
Diyabet: Kalıtsal ve çevresel etkilerle oluşan, kandaki glikoz (şeker) seviyesinin aşırı yükselmesi (hiperglisemi) sonucu meydana gelen hastalıktır. İki tür diyabet vardır;

Tip-1 Diyabet: Pankreas enzimlerinden olan insülin enziminin eksikliği sonucu kanda serbest dolaşan şeker seviyesinin artmasıyla oluşan diyabettir. Mutlak veya bir sürelik insülin enzimi eksikliği yüzünden hayatları boyunca dışarıdan insülin hormonu takviyesi almak zorunda kalabilirler. 

Tip-2 Diyabet: Genellik yetişkinlerde görülen ve diyabet hastalıklarının %90ını oluşturan bu diyabet türünde ise pankreas enzimlerinden olan insülin enzimi gerekli etkiyi gösteremez. Bazı hücreler insüline karşı direnç gösterir ve fazla insülin enzimi salgılansa dahi herhangi bir işe yaramamaya başlar. Bununla birlikte de kandaki şeker seviyesi artar, fakat insüline direnç kazanan hücreler bu şekeri kullanmamaya başlar. Kanda serbest dolaşan şeker de bir süre sonra idrarla birlikte vücuttan atılmaya başlar. Pankreası alınan bir köpeğin idrarında sineklerin uçuştuğu ve bunun da kullanılmayıp da idrarla atılan şeker olduğu bilinmektedir.

Amilaz: Görevi nişastayı parçalamak olan bir enzimdir. Ağızda da salgılanan bu enzimin asıl salgılandığı yer pankreastır. Pankreas enzimlerinden olan amilaz, ince bağırsakta karbonhidratların sindirilmesinde görev alır. Sindirimde rol alan bu pankreas enzimi, kanda ve idrarda bir miktar da olsa bulunur. Fakat amilazın kandaki belirgin bir artışı, herhangi bir pankreas hastalığının habercisidir.

Glukagon: Beta hücrelerine komşu olan alfa hücreleri tarafından salgılanır. İnsülin enziminin verdiği etkinin tam tersini veren bir pankreas enzimidir. İnsülinin aksine glukagon, kan glukoz seviyesinin düşmesiyle harekete geçerek kan şekerini hızla a]]> Bebeklerde Karaciğer Enzimleri Neden Yükselir https://www.enzimler.gen.tr/bebeklerde-karaciger-enzimleri-neden-yukselir.html Wed, 28 Nov 2018 09:16:21 +0000 Bebeklerde karaciğer enzimleri neden yükselir, Yeni doğan bebelerde karaciğer enzim yüksekliği binde bir görünen bir vakıadır. Genellikle karaciğer sorunları fiziksel sarılıkla karıştırıldığından bebeklerdeki karaciğer e Bebeklerde karaciğer enzimleri neden yükselir, Yeni doğan bebelerde karaciğer enzim yüksekliği binde bir görünen bir vakıadır. Genellikle karaciğer sorunları fiziksel sarılıkla karıştırıldığından bebeklerdeki karaciğer enzim yüksekliği geç fark edilir. O sebepten ötürü karaciğerler de yaşanan bu gibi sıkıntılar ciddi hastalıkların habercisi olduğu için fiziksel sarılıktan önce karaciğerler de bir sorun var mı diye mutlaka bakılmalıdır. Bilinen fiziksel sarılık öncelikli alınan bebeklerde eğer karaciğerle ilgili biler atrezi tanısı gecikmektedir. Daha sonrasında bebeğin ikinci aylarında hastalık kendisini iyice göstermeye başladığında karaciğer enzimlerinin yüksekliği fark edilir ama tedavi için geç kalınmış olur.

Buda hastalık için uygulanacak olan Kasai operasyonunun başarısını azaltır. Ayrıca bebeklerde erken tanı yapılması beslenme ile desteklenerek bebeğin gelişimi sağlanabilir. Büyüme ve gelişme bebeklerde çok önemlidir. Bunun en önemli sebebi ise, ortotopik karaciğer transplantasyonu sonucu on kg üzerinde kilosu olan bebeklerde daha olumlu sonuç vermesidir. Karaciğer transplantasyonu yani bebeklerde karaciğer nakli, şiddetli ve son evresine gelmiş karaciğer hastalıklarında kullanılan bir yöntemdir. Fakat bebeklerdeki karaciğer enzim yüksekliği dikkate alınarak Karaciğer hastalıklarının erken teşhisi sayesinde karaciğer nakli yapılmadan tedavi uygulama yöntemlerini uygulamanızı sağlar.

Bebeklerde karaciğer enzimleri neden yükselir Karaciğer enzimleri genellikle doğuştan yüksek çıkabilir. Bununda sebebi kan grubu uyuşmazlı veya annenin sigara ve alkol kullanımı etkili olabilir. Çoğu bebekte bu enzim seviyelerinin yüksek çıkma riski doğuştandır. Sadece fiziksel sarılık ile karıştırıldığından geç fark edilme olasılığı çok yüksek olur. Bazen bebeğin ikinci ayında bazende çocukluk dönemlerinin herhangi bir yılında karaciğerin işlevini kaybetmesi ile anlaşılır. O yüzdende bütün yeni doğanlarda fiziksel sarılık olma şüphesi olsa bile karaciğer enzim seviyesi ölçülmelidir. Böylelikle bebeklerde yaşanacak bu tür sorunların erken teşhisi sayesinde karaciğer nakli gibi ciddi ameliyatlara gerek kalmadan normal tedaviler ilke bebekler iyileştirilebilir. 

Bebeklerde Karaciğer Enzimleri Neden YükselirBebeklerde karaciğer enzimleri neden yükselir Bu yükselmenin bir diğer sebebi de anne karnında yani hamilelik döneminde bebeğin karaciğerde safrayı bağırsaklara taşıyan safra yollarının gelişme bozukluğu, yani safra yolları atrezisidir. Bu tür bebeklerdeki belirtiler uzamış sarılık durumları, dışkının camcı renginde olması veya idrarda koyu renkli veya açık renkli olma durumları gözlemlenir. Uzamış sarılık hastalığı olan bebeklerin dışkılarının hem hekimleri hemde aile bireyleri tarafından kontrol edilmesi gerekir. Bunun dışında anne karnında yaşanan enfeksiyon vakıaları ve akraba evlilikleri de bebeklerde karaciğer enzimlerinin yüksek çıkmasına neden olabilir. Bu durumda bebeklerde karaciğer hastalıklarının olacağına işarettir. Bunun yanında dediğimiz gibi doğumsal veya kalıtsal karaciğer hastalıklarına bu organın sonrasında işlevini yerine getirememesinden ötürü bebeklerde başka karaciğer hastalıkları da görülmeye başlanır. Bunlardan bir tanesi de yine bir karaciğer hastalığı olan hepatit B, A ve C dir. Bu tür karaciğer hastalıklarının bebeklerde gelişmesi ölümlere bile yol açabilmektedir. 

Bebeklerde karaciğer enzimleri neden yükselir Bu enzimlerin yükselmesi bir çok şey ile bağlantılı olabileceğini anlattık. O yüzdende mutlaka her yeni doğan bebeğin bir karaciğer enzim seviyesine bakılmalıdır. İleride yaşanacak daha büyük karaciğer rahatsızlıklarından hatta ölümlerden kurtulmanın en önemli yolu budur. Bu sayede bebeklerin sağlıklı bir şekilde gelişmesi olur ve mutlu bir aileye kavuşabilirsiniz. Sağlıkla kalın.
]]>
Enzim Peeling Yaptıranlar https://www.enzimler.gen.tr/enzim-peeling-yaptiranlar.html Wed, 28 Nov 2018 23:29:29 +0000 Enzim Peeling Yaptıranlar, cilt kusurlarından kalıcı olarak kurtulmak isteyen, profesyonel olarak peeling yardımı alan kişilerdir. Enzim peeling ışık peelingi de denilen, ciltteki koyu renkli melanin hücrelerini hedef alan bir yönt Enzim Peeling Yaptıranlar, cilt kusurlarından kalıcı olarak kurtulmak isteyen, profesyonel olarak peeling yardımı alan kişilerdir. Enzim peeling ışık peelingi de denilen, ciltteki koyu renkli melanin hücrelerini hedef alan bir yöntemdir. Peeling ciltteki üst ölü dokunun ortadan kaldırılması ve cilt dokusunun yenilenmesi işlemine denir. Ev ortamında haftalık olarak uygulanabilen peeling yöntemleri olduğu gibi, daha profesyonel ve uzman kişiler tarafından uygulanması gereken peeling türleri de vardır ve enzim peeling bunlardan bir tanesidir.

Enzim Peeling Nedir Kimlere Uygulanır
  • Cilt dokusu üzerinde açık yarası bulunmayan,
  • Hamilelik şüphesi olmayan,
  • Aşırı miktarda sigara içmeyen,
  • Enzimatik bir hastalığı bulunmayan herkese enzim peeling uygulanabilir.
Enzim peeling yaptıranlar, kimyasal peeling yaptıranların aksine daha kısa sürede uygulamanın karşılığını almaya başlarlar. Kimyasal peeling cildin üst dokusunu soyma esasına dayanırken, enzim peeling cilt altında direk melanin dokusunu hedefler ve cilt üstündeki yanık görünümlü kırmızı doku oluşmaz. Özellikle ilerleyen yaşlarda oluşan yaşlılık lekeleri denilen ciltteki kahverengileşen pul pul görüntüyü yok etmek için, doğum lekelerini ve sonradan oluşan ciltteki renk eşitsizliklerini düzenlemek için enzim peelinden faydalanılabilir. 

Enzim peeling yaptıranların dikkat etmesi gereken en önemli unsur, uygulamanın yapılacağı kliniği ve uygulama yapacak uzmanın doğru seçilmesidir. Cilt üzerinde bu kadar etkin bir uygulama hijyenik olmayan ortamda yetkin olmayan kişiler tarafından uygulanırsa istenmeyen sonuçlar doğurabilir. enzim peeling iki aşamadan oluşur; birinci aşamada cilt üzerine uygulanan özel maske sekiz saat ciltte kalır ve temizlenir sonrasında uzman hekimin önereceği krem yaklaşık üç ay kullanılır. Bu üç aylık süreç boyunca özellikle 4-6 hafta arasında sonuç alındığı gözlemlenmeye başlar.

Enzim Peeling YaptıranlarEnzim Peeling Yaptıranlar Nelere Dikkat Etmelidir

Enzim peeling yaptıran kişiler, direkt güneş ışığına çıkmamalıdırlar ve özellikle solaryum uygulamasından kaçınmaları gerekir. Uygulama sırasında ve sonrasında yüksek korumalı güneş kremlerinden destek almaları faydalı olacaktır. Enzim peeling uygulandığı gün su ile temasından kaçınılmalı ve takip eden bir hafta da duş alınacaksa ılık duş tercih edilmelidir.
]]>
Enzimlerin Özellikleri https://www.enzimler.gen.tr/enzimlerin-ozellikleri.html Thu, 29 Nov 2018 00:46:32 +0000 Enzimlerin özellikleri, Enzim büyük bir kısmını proteinlerin oluşturduğu sadece canlılar tarafından sentezlene bilen biyolojik katalizörlerdir. Enzimler canlı hücrelerde üretilen özel proteinlerdir. Enzimler beden için gereken Enzimlerin özellikleri, Enzim büyük bir kısmını proteinlerin oluşturduğu sadece canlılar tarafından sentezlene bilen biyolojik katalizörlerdir. Enzimler canlı hücrelerde üretilen özel proteinlerdir. Enzimler beden için gereken hareketliliği vücuda sağlamakla görevlidir. Enzimler yaşam sürdürülebilmesi için gerekli olan kimyasal reaksiyonları gerçekleştiren proteinleri üretmektedirler. Hücre içerisinde meydana gelen binlerce tepkimenin hızını ve özgüllüğünü düzenler ve kontrol eder. Enzimler hücre dışında da etkinliklerini korumaktadır. Aynı enzim farklı hücre veya doku tiplerinde katalizör görevi üstlenmektedir. Üç boyutlu yapısı farklı fakat görevleri aynı olan izoenzimlerden söz edilir. Enzimler arasında en önemli olanı fosfat dehidrogenaz enzimidir. Fosfat dehidrogenaz enziminin görevi ise kırmızı kan hücrelerinde oksidasyonları korumaktır. Kırmızı kan hücreleri bu enzim sayesinde oksidasyonlardan korunmaktadır. Bazı canlılarda enzim eksikliği gözlemlenebilir. Bu durum büyük olasılıkla kalıtsaldır. Enzimlerin bedende hangi maddeye etki edeceğini protein kısmı belirlemektedir.

Enzimlerin ÖzellikleriEnzimler 2 çeşittir:
  • Basit enzimler
  • Bileşim enzimler
Enzimlerin özellikleri:
  • Enzimler biyolojik katalizörlerdir.
  • Bir enzim sadece bir olayı katalizler.
  • Enzimler cansız ortamlarda etkilidirler.
  • Üretildikten sonra bir kısmı hücre içinde bir kısmı ise zardan dışarı verilir. Enzimler biyokimyasal tepkime sonucunda nitelik değişmez.
  • Enzim ile substrat arasında anahtar kilit ilişkisi bulunmaktadır.
  • Enzimler reaksiyonları hızlandırır.
  • Reaksiyonları başlatmaz başlamış reaksiyonları hızlandırır
  • Enzimlerin iyi çalışabildiği sıcaklık aralığı 35 ile 37 derece arasıdır. Enzimler protein yapısı olduklarından, proteinler gibi yüksek sıcaklıklara dayanamazlar ve yapıları bozulur. Düşük sıcaklıklarda ise enzimler aktif olmazlar bunun için yapıları bozulmaz.
  • Enzimlerin etki ettikleri maddeler substrat olarak isimlendirilir. Enzimler substratlara özgüldür
  • Enzimler protein yapılıdır ve DNA emri ile üretilirler.
  • Her enzim sentezinden bir gen sorumludur. Enzimler protein yapısına sahip olduklarından DNA şifresine göre üretilirler.
  • Enzimlerin substratlara bağlandığı kısma aktif bölge denmektedir.
  • Enzimin protein kısmı ribozomda sentezlenmektedir.
  • Enzimlerin bir çoğu özgüldür.
  • Bazı enzimlerin aktif bölgelerinde protein olmayan maddeler vardır ve bu maddelere koenzim denir.
  • Bazı enzimlerin aktif bölgelerinde metal iyonlar vardır bu iyonlara kofaktör denir.
  • Koenzim ve kofaktör içeren enziölerin protein kısmına apoenzim denir.
  • Enzimlerin etki ettikleri maddelerin sonuna -ase veya -az ekleri konularak adlandırılırlar. Maltaz veya lipaz gibi son heceleri ek alır.
  • Dehidrasyon sentezi ve hidroliz olaylarında enzimler kullanılmaktadır. Bu enzimler çift yönlüdür.
  • Enzimler takım halinde çalışırlar bir enzimin son ürünü kendisinden sonraki enzimin substratı olabilmektedir.
  • Enzimler tepkimelerden değişikliğe uğramadan çıkar
  • Enzimler tekrar tekrar kullanılabilmektedir.
  • Enzimler aktivasyon enerjisini düşürürler.
  • Her enzimin optimum ph değeri diğerlerinden farklı olabilir ancak ph=7 nötr ortamlarda daha iyi çalışmaktadırlar.
  • Substrat yüzeyleri arttıkça tepkime de hızlanır.
  • Enzimler %15 su miktarının altında çalışmazlar
  • Ortamda enzim olmasına rağmen yeterli substrat yok ise tepki yavaşlar
  • Ortamdaki enzim miktarı sabit tutulup substrat miktarı arttırılırsa tepkime hızı bir süre sonra sabitlenir. Çünkü enzimler belirli hızlarda çalışmaktadır.
]]>
Enzim Aktivitesi https://www.enzimler.gen.tr/enzim-aktivitesi.html Thu, 29 Nov 2018 19:11:11 +0000 Enzim Aktivitesi, kimyasal bir tepkimeye neden olan ve bu tepkimeyi hızlandıran, genellikle Protein yapısında bulunan maddeye Enzim denir. Canlı hücrelerde oluşan yapım ve yıkım tepkimelerinin hepsine metabolizma adı v Enzim Aktivitesi, kimyasal bir tepkimeye neden olan ve bu tepkimeyi hızlandıran, genellikle Protein yapısında bulunan maddeye Enzim denir. Canlı hücrelerde oluşan yapım ve yıkım tepkimelerinin hepsine metabolizma adı verilir. Kimyasal tepkimenin başlaması ve devam etmesi için tepkimeye girecek moleküllerin aktivasyon enerjisi adı verilen enerji engelini aşması gerekmektedir. Bir kimyasal tepkime başlayabilmesi için gereken en düşük enerji seviye miktarına aktivasyon enerjisi denir. Katalizör kullanılması ile bu enerji engelin aşılması sağlanır. Canlı sistemlerde kimyasal tepkimelerin çoğusu hücrelerde meydana gelir. Kimyasal tepkime esnasında ortaya çıkan yüksek ısı proteinlerin yapısını bozar ve canlıya zarar verir. Hücrelerde kimyasal tepkilerin olabilmesi için enerji engeli enzim (biyolojik katalizör) kullanılarak aşılır. Katalizör, kimyasal tepkimeye girip, tepkimeye hızlandırıp, tepkime sonunda da hiçbir değişikliğe uğramadan çıkan maddedir. Canlı sistemlerdeki bu katalizörleri enzim denir. 

Enzim Aktivitesi, laboratuvarlarda enzim ölçüm yöntemleri ile ölçülür. Enzim inhibisyonunun ve enzim kinetiğinin araştırılması için bu yöntemler oldukça önem taşır. Enzim miktarı, diğer kimyasal bileşenlerde olduğu gibi, aktivite cinsinden enzim birimi ile ölçülür ya da molar birim ile ifade edilir. Birim zaman başına dönüştürülen substrat mol sayısına eşit olan enzim aktivitesi mevcut aktif enzim miktarının bir ölçüsü olup dolayısıyla belirtilmesi gereken şartları bağlıdır. SI birimi katal olup, 1 katal= 1 MOL s−1  (1 mol/ saniye). Bu değer çok büyük bir birimdir. Daha yaygın olarak kullanılan bir birim ise; 1 enzim birimi = (U) = 1 umol min−1. 1 U, 16.67 nanokatal'a eşittir. Enzim aktivitesi Katal olarak verilip, genelde enzimin doğal hedefi varsayılarak ifade edilir. Bazı standart substratlar türünden de verilebilen enzim aktivitesine örnek olarak; jelatin için jelatin sindirim birimleri, süt proteinleri için süt sıkılaştırma birimleri kullanılmaktadır. Bunlar, bir gram enzimin süt proteinlerini yada jelatini hangi hızla sindireceğini ifade eden birimlerdir. 

Enzim AktivitesiSpesifik Aktivite, enzimin yaygın olarak kullanılan diğer bir birimidir. Spesifik aktivite enzim aktivitesinin bir ölçüsüdür. Bir enzimin, 1 miligram toplam Profilindeki aktivitesidir. 

Enzim aktivitesi ölçüm tipleri;

  • Hız deneyleri,
  • Relaksasyon deneyleri,
  • Geçici kinetik deneyleri,
  • İlerleme eğrisi deneyleri. 

]]>
Enzim Çeşitleri https://www.enzimler.gen.tr/enzim-cesitleri.html Fri, 30 Nov 2018 07:46:59 +0000 Enzim çeşitleri, Enzimlerin hemen hemen hepsi protein yapısı içerisinde olan, doğal olarak yalnızca canlılar tarafından sentezlenebilen biyolojik katalizörlerlerdir. Bu enzimler hücreler içerisinde meydana gelen binlerce tepkimenin Enzim çeşitleri, Enzimlerin hemen hemen hepsi protein yapısı içerisinde olan, doğal olarak yalnızca canlılar tarafından sentezlenebilen biyolojik katalizörlerlerdir. Bu enzimler hücreler içerisinde meydana gelen binlerce tepkimenin hızını ve özgüllüğünü düzenler. Çoğu zaman bu enzimlerin hücre dışında da etkilerini koruyan bir yapıları vardır. Aynı enzim farklı doku veya hücre tiplerinde katalizör görevi üstlenir. Bu durumda enzimlerin üç boyutlu yapısı farklı, ancak görevleri aynı olan izo enzimlerden oluşur. Canlı hücrelerde oluşan tepkimeler kural olarak 0 ile 50 derce; genelliklede 20 ile 42 derece arasında meydana gelir. 

Enzimlerin hemen hemen hepsi protein içerir ve ya protein bir kısım bulundururlar. Enzimin etki ettiği bileşiğe ise Substrat denir. Bu enzimlerin saniye etki ettiği Substrat molekül sayısına ise Turnover sayısı denir. Kuram yapısına göre enzimli tepkimeler kendi arasında dönüşüm halindedir. Enzimler, canlılarda aktivasyon enerjisini düşürerek, zor ve uzun vadede gerçekleşecek olan tepkimeleri çok kısa zamanda ve az enerji ile yapmayı sağlar.

Enzimler yapıları itibarı ile iki çeşittir. Bunlar;
  • Basit enzimler: Bu enzim içeriğinde sadece protein meydana gelmiş enzimlerdir. Bu enzimlerin olduğu enzimler ise sindirim enzimleri ve üreleri parçalayan üreaz enzimlerdir. Uygulanan reaksiyon direk olarak protein kısmı tarafından yapılır.
  • Bileşik enzimler: Bileşik enzimler kendi içerisinde ikiye ayrılır. Protein ve vitamin enzimler ile protein ve mineral madde veya metal iyon enzimleridir. Bileşik enzimlerin protein olan kısmına apoenzim, vitamin olan kısmına ise prostatik grup enzim veya koenzim denir. Diğer enzim çeşidi ise, yani metal iyonlar ve mineral maddeler gibi kısımlara ise enzim aktivatörleri denir. Bileşik enzimler yapıları gereği ayrı ayrı görev yapmazlar. Çünkü enzimin etki edeceği maddeyi protein kısmı belirler ve koenzim reaksiyonu gerçekleştirir. Oluşan organizmalarda metal iyonları veya vitaminler eksik olursa protein kısımları reaksiyonu gerçekleştiremez. Bundan dolayıda bu tip bir durum olan canlı hastalanır. 
Canlılardaki her enzim proteinden meydana gelir. Canlıdaki her protein bir gen tarafından programlanır ve görevlendirilir. Bu duruma ise bir gen bir enzim hipotezi denir. Canlılarda genler, sentezletmiş olduğu proteine ne yapacağını direk şifrelemiştir. Bazı enzimler sadece proteinden meydana gelirken, bazıları da farklı iki kısımdan meydana gelir. bunlar;

Enzim ÇeşitleriApoenzim kısmı: Bu enzimler enzimin hangi maddeye etki edeceğini belirler.

Koenzim kısmı: Bu enzimler ise organik veya çoğu zaman fosfattan meydana gelir. Enzimin protein kısmına nazaran çok daha küçük moleküllü olan bir yapıdadır. Aslında enzimde işlev gören ve esas işi yapan kısımdır. Genellikle canlılardaki bütün vitaminler hücrelerde enzimlerin koenzim kısımları iş görür vaziyettedir. 

Bazı enzimlerde ise, bulundukları ortama belli iyonlar etki ettiğinde etkilenirler. Canlıların bünyesinde bulunan eser elementler dediğimiz, Manganez, çinko, Bakır, demir, bu enzimatik işlevlerde aktivatör olarak kullanılan maddelerdir. Bazen enzimlerin iş görebilirliği için metal iyonlarına gereksinimleri vardır. Yani koenzim dediğimiz enzim metal iyonu ise buna kofaktör denir. Bazı durumlarda ise koenzim apoenzim kısmına bağlanmıştır, bu bağlanan kısma ise prostetik grup denir. Prostetik grup ile apoenzim kısmının her ikisine birden ise holoenzim denir. 

Enzimlerin sınıflandırılması;
  • Transferazlar,
  • Liazlar,
  • Oksidoredüktazlar,
  • Hidrolazlar,
  • İzomerazlar,
  • Ligazlar şeklinde etki ettiği maddeye göre sonlarına ase veya az eki getirilerek belirlenirler. 
Enzimler yapıları itibarı ile kimyasal reaksiyonlar meydana ge]]> Enzim Kinetiği https://www.enzimler.gen.tr/enzim-kinetigi.html Fri, 30 Nov 2018 16:31:11 +0000 Enzim kinetiği, bazı farklı enzimler tarafından katalizlenmiş olan kimyasal reaksiyonların genel bilmi olarak bilinmektedir. Enzim kinetiği içinde reaksiyon hızı normal olarak ölçülür ve reaksiyon şartlarını farklı boyutlarda Enzim kinetiği, bazı farklı enzimler tarafından katalizlenmiş olan kimyasal reaksiyonların genel bilmi olarak bilinmektedir. Enzim kinetiği içinde reaksiyon hızı normal olarak ölçülür ve reaksiyon şartlarını farklı boyutlarda değişkenlik etkisi incelenir. Bir enzimin kendi içinde bulunduğu kinetiğinin bu şekilde genel olarak çalışılması enzimin katalitik olarak mekanizması, metabolizmadaki asıl rolünü, aktivitesinin hangi koşullarda nasıl kontrol altına alındığını ve bir ilaç veya etkili zehrin enzimi nasıl inhibe edebileceğini farklı olarak ortaya çıkarabilir.

Enzimler ilk olarak genelde diğer molekülleri manipüle eden protein yüklü olan molekülleridir. Asıl hedef moleküller enzimin aktif içinde bölgesine bağlanır ve aynı zamanda enzim mekanizması olarak bilinen bir seri olarak adımlar sonucunda, ürünlere benzerler. Aslında bu mekanizmalar tekli olanlara tek substratlı ve çoklu halde bulunanlara çok substratlı mekanizmalar gibi iki farklı gruba ayrılır. Tek olarak bir substrata bağlanmış olan enzimler kendi üzerinde yapılan kinetik doğrusal yapıda çalışmalar, enzimin asıl substratına bağlanma ilgisini ve devir yapma hızını ölçmeyi hedefler.Farklı olarak bu enzimler birden çok fazla substrata bağlanınca, redüktaz gibi enzim kinetiği olarak bu substratların normal yolla bağlanma sırasını ve ürünlerin salınma ile kendi sırasını net olarak gösterebilir. Başka bir yolla tek bir enzim ile substrata bağlanıp birden fazla ürün salan bu farklı enzimlere en iyi örnek, proteazlardır ve bunlar içinde bulunan bir protein substratını kesip iki polipeptit gibi farklı ürün değişimi oluştururlar. Başka bir diğer enzimler iki substratı ile birleştirir ve buna örnek olarak DNA polimerazın normal olan DNA'ya farklı bir nükleotit ilave etmesi durumu ele alınır.  Genel olarak bu mekanizmalar karmaşık olarak bir adımlar düzeneği olsa da, aslında tipik olarak bir hız düzenleyen basamak ve tüm reaksiyonun normal düzeydeki hızını belirleyen yöntem olarak bilinir. Bu normal hız belirleyici olan basamak kimyasal bir reaksiyon ile veya enzim substratlarında oldukça farklı bir konformasyonel değişim olabileceği gibi, ürünlerin enzimden salınması döneminde ortaya çıktığı bilinmektedir.

Enzim KinetiğiEnzim kinetiği, Normal bir enzimin asıl olarak yapısının bilinmesi ve kinetik verilerin canlı yorumlanmasında oldukça faydalıdır. Buna örnek verilecek olursa, yapının bilinmesi sayesinde bulunan substrat ve ürünlerin normal yolla kataliz sırasında farklı olarak nasıl bağlandıkları, reaksiyon yaparken bu sırada hangi değişikliklerin meydana geldiği, ve hatta mekanizmadaki belli amino asit ile kalıntılarınını ve rollerini aslında kolaylıkla tahmin etmek gerekir. Bazı enzimler ilk olarak mekanizma sırasında önemli olarak farklı derecede biçimlerini değiştirirler. Böylesi durumlarda asıl olarak enzimin tek başına yapısının ve enzimatik bir reaksiyona girmeyen substrat analogları ile birlikte ona bağlı ikenki normal yapısının belirlenmesi oldukça yararlı olur. Genel olarak tüm biyolojik olan katalizörler protein değillerdir ve  ribozom gibi farklı yolla RNA temelli olarak katalizörler pek çok hücresel yolla farklı işlev için esastırlar. Buna örnek olarak,  RNA uçbirleştirmesi ve çeviri işaret olarak gösterilir. Ribozimler ve enzimler arasındaki en temel fark, RNA içindeki katalizörlerin nükleotitlerden, enzimlerin ise amino asitlerden meydana geliyor olmasıdır. Ribozimler oldukça daha sınırlı bir reaksiyonlar ile grubunu katalizler, ama normal reaksiyon mekanizmaları ve kinetikleri ile birlikte protein enzimleri aynı yollarla analiz edilebilir ve farklı olarak gruplandırılabilirler.

]]>
Q Enzim Q10 Faydaları https://www.enzimler.gen.tr/q-enzim-q10-faydalari.html Sat, 01 Dec 2018 15:18:32 +0000 Q Enzim Q10 Faydaları, Vücutta doğal olarak yer alan  Q Enzim Q10 un vücudumuzdaki ana işlevi gıdaların enerjiye çevrilmesini sağlamaktır ve Q Enzim Q10 Faydaları çok fazla olan bir moleküldür. Bunu Q Enzim Q10 Faydaları, Vücutta doğal olarak yer alan  Q Enzim Q10 un vücudumuzdaki ana işlevi gıdaların enerjiye çevrilmesini sağlamaktır ve Q Enzim Q10 Faydaları çok fazla olan bir moleküldür. Bununla birlikte Q enzim Q10 oldukça güçlü bir antioksidan olmaktadır. Bu molekül vücut üzerinde hemen her hücrede mevcut durumdadır. Bunun yanı sıra, gıdaların bazılarında mevcut olan ve laboratuarlarda da üretimi gerçekleştirilebilen bu enzim besin desteği amacı ile satılmaktadır.

Q enzim Q10 Türkiye’de sıklıkla görülmekte olan rahatsızlıklardan kalp yetmezliği, kalp krizi ile yüksek tansiyon rahatsızlıklarının önlenmesi amacı ile kullanılan besin destekleri arasında yer almaktadır ve bu bakımdan oldukça önemli bir enzimdir.

Q Enzim Q10 Faydaları

Q Enzim Q10 Faydaları Nelerdir

Q Enzim Q10 faydaları yukarıda da belirtildiği gibi oldukça fazladır. Bu faydaları şu şekilde sıralayabiliriz;

  • Antioksidan Etkisi: Vücutta yer alan ve sayıları normalin üzerinde olması halinde dokular üzerinde negatif etki yaratan serbest radikallerin kontrol edilebilmesi amacı ile vücut antioksidanlara ihtiyaç duymaktadır. Antioksidanlar kişinin vücut yapısı içerisinde oluşabilme olasılığı bulunan oksidasyonu önlemekte ve kanser de dâhil olmak üzere birçok rahatsızlığın oluşmasına engel olmaktadır. Bu durumda Q enzim Q10 faydaları ortaya çıkmaktadır. Q enzim Q10 serbest radikallerin etkisini öldürerek hücrenin yapısını korumaktadır. Bunun ile birlikte bu enzim, yaşın ilerlemesi ile vücutta meydana gelen bir takım negatif etkilerin yavaşlatılmasını sağlamakta ve kalp rahatsızlıklarından kanser ve benzeri yaşamı tehdit eden çoğu hastalığın oluşumuna karşı da vücut direncinin artmasını sağlamaktadır.
  • Bağışıklık Sistemi: Bağışıklık sistemi, kişide vitamin eksikliği olması veya kişinin yeterli beslenememesinden kaynaklı meydana gelen farklı eksiklikler sebebi ile zayıflayabilmektedir. Bu durumda ise vücut enfeksiyon rahatsızlıklarına açık bir duruma gelmektedir. Hücresel olarak enerji üretilmesi amacı ile kullanılan bu enzimin eksik olması durumunda da bağışıklık sisteminin zayıflaması söz konusudur. Bağışıklık sistemi ile ilgili yapılan bilimsel çalışmalar bu molekülün gerek normal gerekse de zayıflamış halde olan bağışıklık sisteminin yeniden güçlendirilmesi açısından ne kadar önemli olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Kanser: Q enzim Q10 faydaları içerisinde yer alan bir diğer durum ise, bu enzimin kanser hücrelerini yavaşlatmakta veya küçültmekte olmasıdır.  Bu konuda yapılan araştırmalar Q enzim Q10 un kanser üzerinde çok etkili sonuçları olduğunu göstermektedir. Yine bu konuda yapılan araştırmalara göre bu enzim kanser ilaçlarının kalpteki olumsuz etkilerini de azaltmaktadır.
  • Kalp Krizinin Ardından: Yapılan araştırmaların sonuçlarına göre bu enzim, kalp krizi geçirmiş bir hastanın yeniden kalp krizi geçirme riskini %50 oranında düşürmektedir. Bu konuda yapılan araştırmalarda kalp krizi rahatsızlığında verilen ilaçların yanında ek olarak Q enzim Q10 kullanan hastaların hem kalp krizi riski yarı yarıya düşmekte hem de yaşam kaliteleri daha yüksek olmaktadır. Üstelik bu enzimin kullanımının hiçbir yan etkisi de olmamaktadır.
  • Kalp Yetmezliği: Kalp krizi rahatsızlığında olduğu gibi kalp yetmezliği rahatsızlığında da kullanılan ilaçların yanı sıra Q enzim Q10 kullanan hastaların vücutlarında meydana gelen ödemin daha az olduğu yapılan araştırmalar sonucunda ortaya konmaktadır. Böylelikle hastalar daha rahat nefes almakta ve daha kolay egzersiz yapabilmektedir.
  • Yüksek Tansiyon: Q enzim Q10 un yüksek tansiyon rahatsızlığına olan katkısı çok eskilerden beri bilinmekte olup maalesef bu durum göz ardı edilmiştir. Ancak günümüzde yapılan araştırmalar sonucunda bu enzimin hipertansiyonu olan hastaların tansiyonlarının düşürülmesi amacı i]]> Enzim Eksikliği Hastalıkları https://www.enzimler.gen.tr/enzim-eksikligi-hastaliklari.html Sat, 01 Dec 2018 16:39:31 +0000 Enzim Eksikliği Hastalıkları; Kimi insanda ırsi olarak görülen enzim eksikliği nedeniyle Bir adı da fayizm hastalığı olan bir hastalığın, en fazla Glikoz-6-fosfat dehidrogenaz enziminin eksikliğinden kaynaklanan hast Enzim Eksikliği Hastalıkları; Kimi insanda ırsi olarak görülen enzim eksikliği nedeniyle Bir adı da fayizm hastalığı olan bir hastalığın, en fazla Glikoz-6-fosfat dehidrogenaz enziminin eksikliğinden kaynaklanan hastalık olarak bilinir. Diğer bir hastalıkta vücudun gerekli enzimleri üretememesi veya eksikliği nedeniyle fenilketonüri denen kalıtsal hastalıktır, Bu hastalığa ise bir aminoasit cinsi fenilalanini parçalayan fenilalanin hidroksilaz enziminin bulunmaması sebep olur. Enzim hastalıkları en çok akraba evliliklerden doğan çocuklarda görülür. Diğer yandan özellikle Akdeniz de yaşayan insanların bakla yiyen bazı insanların öldüğü gözlenmiştir. Bunun sebebi ise glikoz-6-fosfat dehidrogenaz enziminin Çukurova yöresinde insanların %8’inde bulunmamasıdır. Hastalıkların teşhis edilmesi için kanda bulunan enzim miktarının saptanması yoluna gidilir. 

Enzim Nedir

Canlı organizmaların metabolizmada ki biyokimyasal tepkimeleri işleyiş hızını bir katalizör madde gibi iş görerek artıran proteinlerdir. Enzim, canlı hücreler tarafından meydana getirilir.  
Enzimin yokluğu; pek çok canlının yaşaması için çok önemli olan reaksiyonların hızları, bazen çok düşük hıza inebilirler. Enzimlerin fazlalığı ise tepkimelerin dengesini bozmadan hızına tesir ederek, çok büyük rakamlara çıkabilir.

Enzimin Yapısı:

Enzimler büyük protein zincirlerinden oluşur. Bu protein zinciri çeşitli kıvrım ve düğümlenme yaparak iş yapacakları şekle girer. Çok karmaşık üç buutlu yapı oluşur. Enzimin karmaşık yapısı üzerinde kilit bölgeler vardır. Bu bölgeler aktif vazife gören bölgelerdir.

Enzim Eksikliği HastalıklarıEnzim Faaliyetlerinin Düzenlenmesi:

Enzim faaliyetleri çeşitli yollardan kontrol edilir. Bazı mekanizmalar enzim yapımını kontrol eden genler aracılığıyla, bazıları da katalitik tepkimeyi etkileyerek meydana gelir. Enzimin işleyişindeki temel nokta, enzimin substratla olan özel bağlantısıdır. Enzimin kilit bölgesine başka maddelerde bağlantı yapıp substratla yarış edebilirler. 

Enzimin Metabolizmadaki Durumu: 

Sindirim ve besinlerin parçalanması büyük ölçüde enzimler tarafından yapılır. Memelilerde nişastaların yıkımı salya ve pankreanstan salınan amilaz ile olur. Diyetteki yağlar pankreansdaki lipazla yapılır. Proteinlerin yıkımı daha karışıktır. Midede pepsinle başlar, ince bağırsakta tripsin ve kimotripsin ile devam eder. Enzimler, hücre için gereken maddelerin hormon sentezi içinde görev yaparlar. Enzimlerin eksik veya fazla olması insanlarda çeşitli hastalıklara yol açar. Bu hastalıkların çoğu ırsi olarak ortaya çıkar. Kandaki enzim miktarları tayin edilerek, teşhis edilir. Enzimlerin tedavide kullanımı çok sınırlıdır. Kalp damarlarının tıkandığı koroner kalp hastalıklarında, damarlardaki pıhtıları eritmek için özel enzimler kullanılır.

Enzim Eksikliğinin Tanımı Ve Nedenler:

Her kimyasal tepkimenin belli bir enzim yardımıyla olmaktadır. Bir enzim doğuştan olan ve Dna yapısında hatalı bir genetik bir sebeple oluşmuyorsa, yardımcı olduğu tepkime meydana gelmez. Bunun sonucunda da enzimin az olmasından kaynaklanan anormallikler meydana çıkar. 
Uzmanlar Enzimdeki bozuklukları; protein karbonhidrat metabolizmaları ile sindirimde görünen aksaklıklar olarak imgelemiş, bu arızaların giderilmesi için dikkat edilmesi gereken hususları da; enzim yönünden yetersiz olabilen besinlerin tüketilmemesi, ya da sınırlandırılması, bu durumunda normal gelişim ve büyümeyi etkileyen biçimde olması gerektiği şeklinde bildirmişlerdir. Enzim oksijen oranının ayarlanmasında görevli olduğundan enzim eksik olan bünyede anti-oksijen veren bir gıdanın vücuda girmesi halinde kan hücresi hızlı]]> G6pd Enzim Eksikliği https://www.enzimler.gen.tr/g6pd-enzim-eksikligi.html Sun, 02 Dec 2018 13:34:24 +0000 G6pd Enzim Eksikliği: G6pd Enzim eksikliği hastalığında hastanın bakla ve benzeri oksitleme etkisi bulunan bir maddeyi yutmasından yaklaşık 2 ya da 4 gün sonra hastanın alyuvarlarında yıkım meydana gelmektedir. Oksitleyici G6pd Enzim Eksikliği: G6pd Enzim eksikliği hastalığında hastanın bakla ve benzeri oksitleme etkisi bulunan bir maddeyi yutmasından yaklaşık 2 ya da 4 gün sonra hastanın alyuvarlarında yıkım meydana gelmektedir. Oksitleyici olan besin sebebi ile meydana gelen ağır hemolitik anemi rahatsızlığına Türkiye’de daha çok ilkbahar aylarında rastlanmaktadır. Bu hastalığa favizm de denmesinin sebebi ise bakla ile yapılan bir meze çeşidi olan fava’dır.

G6pd enzim eksikliği vücutta yer alan glikoz tabolizmasında yaşamsal olarak çok büyük önemi olan Glikoz 6 Fosfat Dehidrogenaz enziminin yeterli düzeyde bulunmamasından ya da işlevini tam olarak yerine getirememesinden kaynaklanmaktadır.  G6pd Enzim eksikliği genellikle erkek çocuklarda görülmekle birlikte bu rahatsızlık anne ve babada olmasa dahi genlerinde olması sebebi ile kalıtımsal olarak çocuğa aktarılmaktadır. Ayrıca bu rahatsızlığa genellikle Akdeniz ülkelerinde ve siyahîlerde rastlanmaktadır.

G6pd Enzim Eksikliği

G6pd Enzim Eksikliği Tedavisi

Bu rahatsızlıkta alyuvarların parçalanması sonucunda meydana gelen rahatsızlığın derecesi etkene ve hangi miktarda alındığına, hasta olan kişide aktif enzimlerin seviyesine göre değişebilmektedir. Bu hastalığın tedavisinde ilk olarak hemolize sebep olabilecek tüm etkenlerden uzak durmak gerekmektedir. Hemoliz meydana gelmesi halinde ise hastaya kan nakledilmesi ve destekleyici tedavinin uygulanması gerekmektedir. Bu rahatsızlığı kesin olarak yok edebilecek bir tedavi seçeneği henüz bulunabilmiş değildir. Bunun yanı sıra, genetik alanında yapılan çalışmalar ile G6pd enzim eksikliği rahatsızlığının tam olarak bir çaresinin bulunması amacı ile uğraş verilmektedir. Geçmiş olsun…

]]>
Karaciğer Enzim Yüksekliği https://www.enzimler.gen.tr/karaciger-enzim-yuksekligi.html Mon, 03 Dec 2018 12:39:37 +0000 Karaciğer Enzim Yüksekliği, Karaciğer enzimlerinin yüksek olması karaciğer de hasar olduğunun belirtisidir. Karaciğer enzimleri sağlıklı kişilerde karaciğer de depo edilir. Fakat karaciğerde herhangi bir hasar olursa enzimler k Karaciğer Enzim Yüksekliği, Karaciğer enzimlerinin yüksek olması karaciğer de hasar olduğunun belirtisidir. Karaciğer enzimleri sağlıklı kişilerde karaciğer de depo edilir. Fakat karaciğerde herhangi bir hasar olursa enzimler kana karışır ve tahlillerde karaciğer enzimleri yüksek çıkar. Karaciğerde bir hasar varsa bu karaciğer enzimleri olan AST (aspartat aminotransferaz) ile ALT (alanin aminotransferaz )'nin değerlerin kanda yüksek çıkması ile anlaşılır. AST'nin kandaki normal değeri, beş ile otuz dört U/L dir. ALT' nin normal değeri, sıfır ile elli beş U/L dir. Karaciğer enzimlerinin yükselmesinin nedeni aşırı alkol kullanımı, kullanılan ilaçlar ve fazla kilolardan kaynaklı olabilir. AST karaciğerde, beyin, böbrek ve kaslarda bulunur. Dokularda hasar meydana gelirse AST kanda yüksek çıkar. AST enziminin  yüksekliği sadece karaciğer hasarlarında olmaz. ALT enzimi ise hemen hemen karaciğerle ilgilidir. ALT enzimi karaciğer dışındaki dokularda da bulunur. Fakat ALT enziminin yüksekliği karaciğer hasarını gösterir. ALT ve AST enzimlerinin miktarı serum ile ölçülür. 

Karaciğer enzim yüksekliği çok fazla hücrenin ölmesi durumunda olur. Hepatik nekroz halinde AST ve ALT değerleri kanda yüksek çıkar. Hepatit A  da hastası olan kişilerde enzimler yüksek çıkar. Fakat hepatit A  hastaları genelde karaciğerde hasar olmadan iyileşir. Hepatit C hastalarında enzimler düşük olur fakat karaciğerde hasar büyük olur. Karaciğer enzimlerinin yükselmesinin bir diğer sebebide karaciğer yağlanmasıdır. Karaciğerdeki yağlanmanın en büyük nedeni alkoldür. Alkolün yanı sıra şeker hastalığı ve fazla kilolu olmakta karaciğerde yağlanmaya neden olur. Karaciğer enzimlerinin yükselmesi sonucunda kronik karaciğer yetmezliği gelişir ise siroz hastalığı ile sonuçlanabilir. 

Karaciğer Enzim YüksekliğiAST VE ALT Enzimlerini Yükselten İlaçlar; İlaçların kullanımından kaynaklı karaciğer enzim yüksekliği ilaçların kullanımı bırakılırsa normal düzeylere geri döner. 
  • Ağrı kesiciler, Asetaminofen, aspirin, naproxen, ibuprofen, fenilbutazon, diclofenac
  • Psikotik ilaçlar, Valproik asit, fenitoin, karbamazen 
  • Kolesterol düşürücü ilaçlar, Niasin ve statin grubundaki ilaçlar. 
  • Antibiyotikler, Sülfonamid, isoniyazid, nitrofurantoin, trimethoprim, sulfanetaksazol
  • Kardyovasküler ilaçlar, Hidralazin, amiodaron, guinidine,
  • Trisiklik antidepresan ilaçlar
AST ve ALT Enzimlerini Yükselten Hastalıklar; demir metabolizması bozukluğu, kronik hepatit B, wilson hastalığı, çöliak hastalığı, chron hastalığı, otoimmün hepatit, ülseratif kolit, yanık,heparin kullanılması, pankreatitler, kasların nekrozu, hemolitik anemiler, akciğer infarktüsü, kas distrofisi, lösemi, karaciğer kanserleri de enzimlerin yükselmesine sebep olur.
]]>
Enzim Özellikleri https://www.enzimler.gen.tr/enzim-ozellikleri.html Mon, 03 Dec 2018 21:37:30 +0000 Enzim Özellikleri, Enzimler canlı hücreler içerisinde üretilen özel proteinlerdir. Proteinler hücrede, DNA 'da ki kalıtsal bilgiye göre sentezleme yapar. Enzimlerin proteinden meydana gelen bölümüne apoenzim adı verilir
Enzim Özellikleri, Enzimler canlı hücreler içerisinde üretilen özel proteinlerdir. Proteinler hücrede, DNA 'da ki kalıtsal bilgiye göre sentezleme yapar. Enzimlerin proteinden meydana gelen bölümüne apoenzim adı verilir. Üreaz ve pepsin gibi bazı enzimler sadece proteinden oluşmaktadır. Enzimlerin bir çoğunda ise mineralden veya vitaminden meydana gelen aktifleştirici bir kısım bulunmaktadır.

Enzim ÖzellikleriEnzimlerin Özellikleri Nelerdir
  • Reaksiyonları hızlandırmaktadır.
  • Reaksiyonları başlatmaz ama başlamış reaksiyonu hızlandırır.
  • Aktivasyon enerjisini düşürür.
  • Enzimlerin subsratlarına bağlandığı bölüme aktif bölge denir. 
  • Tepkimelerden farklılık göstermeden çıkarlar.
  • Enzimlerin etki gösterdikleri maddelere susbtrat denir. Enzimler substrarlarına özgündür.
  • Enzim ile subsrat arasında anahtar kilit ilişkisi vardır.
  • Enzimler tekrar, tekrar kullanılabilirler.
  • B+M+C+D+M burada M enzim görevini taşır. Reaksiyona girmiş ve değişme göstermeden çıkmıştır.
  • Enzimler genelde tersinir reaksiyonlarda çalışırlaryani bir reaksiyonun hem yıkımını hem de yapımını sağlarlar.
  • Enzimlerin en iyi çalışabileceği ortamın sıcaklık aralığı otuz beş, otuz yedi derecedir. Enzimler protein yapısında olduklarından dolayı proteinler gibi oldukça yüksek ısılarda yapıları bozulmaktadır. Bu olaya ise denatürasyon adı verilir. Düşük ısılarda ise enzimler aktif değildirler. Yapıları bozulmaz.
  • Ortamda bulunan enzim oranını sabit tutarak substrat oranını arttırarak tepkime hızı bir zaman sonra sabitlenir. Çünkü enzimler belirli bir hızda çalışırlar.
  • Her enzimin optimum ph değeri başkalarından daha değişik olur. Ancak ph yedi yani nötr ortamlarda ise genellikle çok iyi çalışırlar.
  • Ortamda bulunan substrat ile enzim oranları birlikte arttırılır ise tepkime arttırma miktarı da hızlanmaktadır.
  • Enzimler yüzde on beşi su oranının altında çalışmazlar.
  • Ortamda enzim bulunmasına rağmen eğer yeterli miktarda substrat yok ise tepki yavaşlar.
  • Her enzimin sentezinden bir gen sorumludur. Enzimler protein yapısına sahip olduklarından dolayı DNA şifresine göre üretilmektedirler. (Bir gen bir enzim hipotezi)
  • Substrat yüzeyleri arttıkça tepkime hızı da artmaktadır. 
]]> Hepatit B Karaciğer Enzimleri https://www.enzimler.gen.tr/hepatit-b-karaciger-enzimleri.html Tue, 04 Dec 2018 16:35:48 +0000 Hepatit B Karaciğer Enzimleri; Hepatit B hastalığı bir karaciğer iltihabı hastalığıdır. Karaciğer iltihabı anlamına gelen hepatit B hastalığının etkeni olan virüslerden biridir. Bu virüsün meydana getirdiği hastalık, çok Hepatit B Karaciğer Enzimleri; Hepatit B hastalığı bir karaciğer iltihabı hastalığıdır. Karaciğer iltihabı anlamına gelen hepatit B hastalığının etkeni olan virüslerden biridir. Bu virüsün meydana getirdiği hastalık, çok ağır tablolara neden olur. Bu virüs asıl olarak karaciğerde yerleşen bir virüs olup, orada çoğalır ve zaman içerisinde karaciğeri tahrip edecek boyutlara kadar ulaşabilir. Hepatit B hastalığı bulaşıcı bir hastalıktır. Ülkemizde bu hastalığı taşıyan çok sayıda insan olduğundan risk teşkil eden bir durumdur. Hepatit B hastalığı genelde sessiz ilerleyen ve kendisini hissettirmeyen bir hastalıktır. O yüzdende ya kan bağışı gibi durumlarda yada karaciğer testlerinde kendisini gösterir. Bu hastalığın kişilerde oluşma ve gelişme süresi yani kuluçka dönemi iki ile altı ay arasında değişiklik gösterir. Bu süreler sonrasında gözlemlenen hastalarda belli başlı belirtiler gözlemlenir.

Hepatit B karaciğer enzimlerinin belirtileri;
  • İştah kaybı,
  • Kusma, Bulantı,
  • Aşırı halsizlik ve yorgunluk,
  • Deride ve Göz aklarında sararma,
  • Karın ağrısı,
  • İdrar renginde koyulaşma,
  • Karaciğer bölgesinde hassasiyet, gibi belirtileri gözlemlenir. Bu hepatit B hastalığı bulaştıktan sonra üç yol izleyerek kişilerde gelişme gösterir. 
Hepatit B Karaciğer EnzimleriBu gelişmeler;
  • Kişinin immün sistemi: Yani bağışıklık sistemidir. Kişide bağışıklık sistemi kuvvetli ise vücudunda virüse karşı bir antikor denilen koruyucu bir madde oluşur. Bu sayede belirli bir düzeyde kalarak artık kişi doğal olarak aşılanmış olur. Yani tam şifa ile iyileşmiştir. Ömür boyu hepatit B hastalığından korunacaktır. 
  • Vücutta oluşan bu antikorlar: Kişide eğer olması gereken düzeye ulaşamazsa kişi taşıyıcı olarak kalır. Henüz kendisi hasta değildir ve Potansiyel virüs satıcısı haline gelir. Çevresi için hastalığın yayılmasında büyük bir tehlike olmaya başlar. Özellikle ülkemizde Hepatit B gizli taşıyıcıları çok yüksek seviyededir. Buda hastalığın kontrolsüz bir şekilde bulaşmasına ve başka kişilerde sessiz sedasız ilerlemesine neden olur. Taşıyıcı kişiler için risk yıllar sonra ortaya çıkan bir durumdur. Bu taşıyıcıların karaciğer kanseri, yada organ hasarı veya karaciğer yetmezliği gibi hastalıklara yakalanma riski çok yüksek olur. 
  • En önemlisi de kişide koruyucu antikorlar hiç oluşmaz ise her zaman hastada virüs güçlü bir durumda olur ve vücut virüse karşı yenik düşer. Bu durumda karaciğer işlevlerini yerine getiremez hale gelip, karaciğer yetmezliği oluşur.Yani karaciğer fonksiyonlarını yitirir ve karaciğer enzimleri yükselir. Kişi aktif bir hasta olur. Hızlı bir şekilde karaciğer yetmezliği hastalığı oluşur ve hastalık yıllara yayılarak karaciğer kanserine dönüşür. Hepatit B hastalığında tek hedef organ karaciğerdir. 
Hepatit B karaciğer enzimleri, bu hastalığa karşı vücut koruyucu antikorlar üretmez ise hastalığın virüsleri vücutta karaciğere direk saldırdığından karaciğer enzimleri yükselir ve kişi artık zaman içerisinde karaciğerinde oluşacak rahatsızlıkları yaşamaya başlar bu durumda karaciğer enzimlerinin yükselmesi kişi için çok tehlikeli bir hal alır ve karaciğer işlevi olan vücuttaki toksinleri atma, sindirimle görevli safrayı sentezleme işlevlerini yerine getirememeye başlar buda temizlenmeyen maddeleri kan yolu ile vücuda yaymasına neden olur. Çünkü artık karaciğer görevini yapamamaktadır. Zaman içerisinde karaciğerde ağır hasarlar meydana getirir ve bu durumda geriye dönüşü olmayan organ hasarı olarak hastada görünür.  
]]>
Karaciğer Enzimlerini Düşüren Yiyecekler https://www.enzimler.gen.tr/karaciger-enzimlerini-dusuren-yiyecekler.html Wed, 05 Dec 2018 13:17:58 +0000 Karaciğer enzimlerini düşüren yiyecekler, Günümüzde çok yaygın olan rahatsızlıklardan birisi de karaciğer rahatsızlıklarıdır. Doymuş yağ oranı yüksek ve çok yağlı yiyeceklerin tüketimi, çok aşırı bir şeklide alkol Karaciğer enzimlerini düşüren yiyecekler, Günümüzde çok yaygın olan rahatsızlıklardan birisi de karaciğer rahatsızlıklarıdır. Doymuş yağ oranı yüksek ve çok yağlı yiyeceklerin tüketimi, çok aşırı bir şeklide alkol tüketimi karaciğerde oluşabilecek bir sürü rahatsızlıklara neden olabilmektedir. Karaciğer enzimleri olan ALT ve AST değerleri 6 ayda bir kontrol edilmeli ve sağlıklı yaşam adına spor yapılamıyorsa bile yediklerimize dikkat etmeli ve bol bol yürüyüş yapılması gerekmektedir.

Karaciğer enzimlerini düşüren yiyecekler

Limonlu su: İçinde bulunan enzimler sayesinde karaciğerin temizlenmesini ve enzimlerinin düşürülmesini sağlamaktadır. Her sabah düzenli olarak limonlu su içmek karaciğer sağlığı ve vücut sağlığı bakımından çok faydalıdır. Ayrıca diyet yapanlara da tavsiye edilmektedir.

Karahindiba kökü: Aktarlardan alabileceğimiz karahindiba kökünün de karaciğer enzimlerini düşürme konusunda oldukça önemli rolü vardır. Yarım su bardağına bir çay kaşığı karahindiba kökü eklenir 10 dakika kaynatıldıktan sonra sabah ve akşam tüketilirse karaciğer enzimlerinin düşürülmesini sağlar. Karahindiba kökünü tüketmek istemeyenler ise eczanelerde satılan tabletlerin den de kullanabilirler. 

Enginar: Faydaları saymak ile bitmeyen enginar sebzesi tam bir karaciğer dostudur. Zeytinyağlı olarak tüketilebilir. Kür olarak kullanılmak istenirse 1 tane enginar 3 litre suda kaynatılır soğuk olarak sabah akşam tüketilmesi karaciğer enzimlerinin düşmesine yardımcı olmaktadır. Kaynatılan enginar ise salatalarda kullanılabilir.

Lavanta: Karaciğer yağlanması ve karaciğer enzimlerinin düşürülmesi konusunda kesin çözüm olarak görülmektedir. Kür olarak kullanılır. Yatmadan 30 dakika önce içilen lavanta çayı uyuduğumuz süre zarfında karaciğerin temizlenmesini sağlamaktadır. Aktarlarda kolayca bulabileceğimiz lavanta 250 ml suya bir tutam atılır ve on dakika kaynatılır.

Kişniş: Maydanozgiller ailesinden olan kişnişin de vücut sağlığı üzerinde etkileri çok büyüktür. Aktarlarda satılır. İki çay kaşığı kişniş 500 ml suda on dakika kaynatılır ve çay gibi tüketilir. Karaciğerin çözemediği en ağır metalleri bile çözme özelliğine sahiptir. Sürekli kullanıldığında karaciğer enzimlerini düşürme ve karaciğeri temizleme özelliğine sahiptir.

Zerdeçal: Genellikle yemeklerde baharat olarak kullanılan zerdeçalın vücudumuza birçok faydası bulunmaktadır. Vücuttaki kan dolaşımını hızlandırarak antioksidanların vücuttan atılmasını ve temizlenmesi sağlamaktadır. Temizlenen vücutta karaciğer enzimlerinin de düşmesi sağlanır. Ayrıca karaciğer hücrelerinin de yenilenmesine yardımcı olan mucizevi bitkilerden biridir.

Karaciğer Enzimlerini Düşüren YiyeceklerBrokoli, Lahana: Tamamen karaciğer dostudur. Vücuttaki antioksidanın atılmasını sağlayarak vücudun temizlenmesini sağlar. 

Sarımsak:İçinde bulunan metiyonin karaciğerin temizlenmesine ve karaciğerde bulunan enzimlerin düşürülmesine yardımcı olur. Bu yüzden yediğimiz bütün yemeklerin içinde kullanmakta fayda vardır.

Karaciğer enzimlerini düşüren yiyecekler bu şekildedir. Her şeyin fazlası zarar olabileceği için ölçülü kullanılmalı ve bunları kullanırken ve hayatımızın kalan diğer kısmında yağlı yiyecekleri yememeye özen göstermeliyiz.      
]]>
Enzimlerin Yapısı Ve Özellikleri https://www.enzimler.gen.tr/enzimlerin-yapisi-ve-ozellikleri.html Wed, 05 Dec 2018 23:14:10 +0000 Enzimlerin Yapısı Ve Özellikleri;  canlılarda yaşamsal faaliyetlerin devamı bazı kimyasal reaksiyonların gerçekleşmesine bağlıdır. Bu reaksiyonlar canlılarda enzim adı verilen moleküller sayesinde gerçekleşir. Ancak bu enzim Enzimlerin Yapısı Ve Özellikleri;  canlılarda yaşamsal faaliyetlerin devamı bazı kimyasal reaksiyonların gerçekleşmesine bağlıdır. Bu reaksiyonlar canlılarda enzim adı verilen moleküller sayesinde gerçekleşir. Ancak bu enzimler olmasaydı biyokimyasal olayların çoğu gerçekleşemezdi. Bu nedenle enzimler canlı dokuların bileşiminde az miktarda olmasına rağmen önemli rolleri olan organik moleküllerdir. Enzim, bir kimyasal tepkimeye sebep olan ve onu hızlandıran genellikle protein yapısında olan organik maddelere enzim denir.

Enzimler canlı hücrelerde gerçekleşen yapım ve yıkım tepkimelerinin hepsine metabolizma denir. Tepkime sırasında açığa çıkan yüksek ısı protein yapısını bozacağı için canlıya zarar verir. Hücrede kimyasal tepkimelerin olabilmesi için enerji engeli yani enzimi kullanarak aşabilmektedir.
Canlı sistemlerdeki katalizöre enzim denir. Enzimler hücrede üretilmesine rağmen hücre dışında da çalışabilir. Sanayi dallarının çoğunda enzimlerden faydalanılır. Örneğin, bazı biyolojik katkılı deterjanların içerisinde leke çıkarıcı olarak yapay enzimler bulunmaktadır.

Enzimler canlı hücrelerde DNA' daki bilgiye göre sentezlenmiş olan protein yapısında olan özel moleküllerdir.
Enzimler yapılarına göre ikiye ayrılırlar. Bunlar basit enzimler ve bileşik enzimlerdir.

1.Basit enzimler; bu enzimler sadece proteinden meydana gelmiş enzimlerdir. 
2. Bileşik enzimler; bu enzimler protein ve koenzim olmak üzere iki kısımdan meydana gelmiştir. Bir bileşik enzimin çalışabilmesi için iki kısmının da bir arada bulunması gerekir.

Tüm enzimlerin proteinleri genler tarafından şifrelenmektedir. Bu nedenle amino asit dizilimi kendine özgüdür. Ancak bazı enzimler yalnızca proteinden oluşmaktadır. Fakat diğer çoğunluğu, iki farklı kısımdan meydana gelmiştir. Bunlarda protein kısmı ve koenzim kısmıdır.

Protein kısmı; bu kısımdaki enzimler  sadece proteinden meydana gelmiştir. Hangi maddeye etki edeceğini bilirler  ve enzimin ilgili maddeye bağlanmasını sağlar. 
Enzimlerin Yapısı Ve ÖzellikleriKoenzim kısmı; bu kısımda organik veya inorganik'tir. Çoğu kez fosfattan meydana gelmiştir. Protein kısmına göre çok daha küçük moleküldür. Koenzim kısmı genellikle protein kısmından ayrılabilir ve analiz edildiğinde birçok vitamini bünyesinde bulundurduğu görülmüştür. Yani bütün vitaminler hücrede enzimlerin koenzim kısmı olarak işlevlerini sürdürürler. Bazı enzimler yalnız başına etkindir. Bazı enzimler de yalnız belirli iyonlar eklendiğinde etkindirler. Bazen enzimlerin iş görebilmesi için bir metal iyonuna gereksinimleri vardır.

Yalıtılmış olan tüm enzimler protein yapısındadır veya protein kısmını bulundururlar. Etki ettiği maddenin sonuna 'Ase=Az' eki alarak tepkimenin çeşidine göre adlandırılırlar. Örneğin bazen sarı, mavi, yeşil veya kahverengi iken bazende renksiz olabilirler. Suda veya sulandırılmış tuz çözeltisinde çözülebilirler. Enzimlerin etki ettiği bileşiğe de substrat denir. Denge noktası yani, tepkimenin hangi yöne gideceği termodinamik yapılarına göre belirlenir. Çünkü bu denge bir tarafa doğru giderken enerji verir, tersine enerji alır. Bu nedenle de enerji herhangi bir şekilde önceden depo edilmelidir. Canlılarda bu enerjinin depo edilmesi fosfor esterleri şeklinde olur.

Enzimlerin yapısı ve özellikleri; 
Ayrıca enzimler yeterli aktivasyon enerjisi olmayan ortamda tepkimeyi başlatamazlar.
Enzimler cansız ortamda da etkilidirler. Yani hem canlı hemde cansız ortamda faaliyet gösterirler.
Her enzim bir genin kontrolünde sentezlenir ve çalışır. Her hücrede tepkime çeşidi kadar enzim çeşidi de vardır.
Enzimler hücrede takım halinde çalışırlar ve ışıktan etkilenmezler. 
Enzimler ancak h]]> Lipaz Enzimi https://www.enzimler.gen.tr/lipaz-enzimi.html Thu, 06 Dec 2018 00:19:29 +0000 Lipaz Enzimi (LPS) pankreas adlı organ tarafından üretilen ve daha sonrasında ise ince bağırsağa doğru boşaltılan bir enzimdir. Aynı zamanda lipaz enzimi karaciğer, dil, bağırsak ve midede de az bir miktarda da olsa Lipaz Enzimi (LPS) pankreas adlı organ tarafından üretilen ve daha sonrasında ise ince bağırsağa doğru boşaltılan bir enzimdir. Aynı zamanda lipaz enzimi karaciğer, dil, bağırsak ve midede de az bir miktarda da olsa üretilmektedir. Yenilen besinlerden aldığımız yağların sindirilmesini ve vücut tarafından bu yağların emilmesini sağlamaktadır. Lipaz üzerinden yapılan kan tahlilleri, çoğunlukla kanda bulunan lipaz enzim seviyesini ölçmektedir.

Kanda Bulunması Gereken Normal Lipaz Enzimi Değerleri Nelerdir

Lipaz Enziminin kan içerisinde bulunması gereken normal değer olarak litrelik 10 – 140 arası birimdir. Bazı değişik birimlerle ölçmek gerekirse de 0.17 – 2.3 arası mckat/L olacaktır.

Bu değer aralıkları laboratuvarlara göre bazen bir miktar farklılıklar gösterebilmektedir. Ve aynı zamanda laboratuvarlara göre kullanılan ölçüm birimleri farklılık gösteriyor olabilir.

Lipaz Enziminde Meydana Gelen Yükseklik Ne Anlam Taşımaktadır

Lipaz Enziminde meydana gelen gelen bir yükseklik pankreas organını etkileyen bir sorunun ortaya çıktığının belirtisi olabilir. Kan tahlilinde görülen lipaz enzim değeri, pankreas organında bulunan sorunun şiddeti hakkında kesin bir bilgi sağlamaz. Lipazda görülen yükseklik, bazı farklı sindirim sistemlerinde oluşan sorunları da işaret edebilir.  

Lipaz EnzimiLipaz Yüksekliği Neyi İşaret Eder

Bağırsak Tıkanması: Bağırsak tıkanması, bağırsakta meydana gelmesi gereken olayları akışına göre devam ettirememesi durumudur.

Ayrıca aşağıda yazacağımız sebepler nedeniyle lipaz enziminin yüksekliği görülebilir:

  • Virüslerin veya bakterilerin yol açtığı bağırsakta meydana gelen iltihaplar.
  • Karın bölgesinde meydana gelen ameliyatlar nedeniyle oluşan yan etkiler (bağırsakta bulunan dokuların birbirine yapışması vs.)
  • Mezenterik istemi adı verilen bağırsaklardan geçen kan dolaşım sisteminin zayıflamasına yol açan hastalık
  • Bağırsağı tıkamaya yol açabilecek herhangi bir yabancı maddenin yutulması.
  • Kasık bölgesinde ortaya çıkan fıtık
  • Bağırsakta düğümlenme
  • Tümör
  • Apandisit 
  • Uyuşturucu madde kullanımı
  • Böbrek veya akciğerdeki hastalıklar
  • Bazı kullanılan ilaçlar
Lipaz Enzim İçin Bazı İlaçlarPankreasta Meydana Gelen Rahatsızlıklar

Pankreasta ortaya çıkan aşağıdaki sorunlar yüzünden pankreas kanallarında tıkanma sorununa yol açabilir. Bu durumla savaşan pankreas, yüksek basınç oluşturmak amacıyla lipaz enzimi üretmek zorundadır. Sonuç olarak lipaz enziminde yükseklik meydana gelmesi kaçınılmazdır:
  • Pankreatit adı verilen pankreas organında görülebilen iltihap lipaz enziminin 3 katına çıkmasına sebep olabilir.
  • Pankreas Kanseri
  • Pankreas kisti
  • Pankras kanallarından birinin taş ile tıkanması
Çölyak Hastalığı:  Çölyak, bazı besinlerin içeriğinde bulunan glüten proteinin sindiriminde aksaklık yaşanmasıyla görülen bir hastalıktır. Kişinin bağışıklık sisteminde bir hata olması nedeniyle glüteni vücut için zararlı bir madde olarak görmekte ve bağırsak duvarlarına saldırmaktadır. Biyolojik ve genetik geçişli bir hastalıktır. Lipaz enzimi yüksekliği bu hastalıkta da görülebilir.

Lipaz Enzim İçin Bazı İlaçlar

  • Pankreozimin, ( lipaz enzimi içermektedir. )
  • Bazı doğum kontrol hapları,
  • Neostigmin, betanekol, pilokarpin gibi kolinerjik ilaçlar,
  • Tiazit ya da kıvrım idrar söktürücü ilaçlar,
  • Deoksikolat
  • Glikokolat
  • Bilurubin

Lipaz Enzim Yüksekliğine Yol Açabilecek Diğer Nedenl]]> Karaciğer Enzimleri https://www.enzimler.gen.tr/karaciger-enzimleri.html Thu, 06 Dec 2018 17:20:30 +0000 Karaciğer enzimleri, karaciğerin işlevlerini yerine getirdiğini gösteren önemli değerlerdir. Karaciğer enzimlerinin yükselmesi karaciğerde oluşan hasarı gösterir. Hamilelik sürecinde enzimlerin yükselmesi ise normal kabul edilir Karaciğer enzimleri, karaciğerin işlevlerini yerine getirdiğini gösteren önemli değerlerdir. Karaciğer enzimlerinin yükselmesi karaciğerde oluşan hasarı gösterir. Hamilelik sürecinde enzimlerin yükselmesi ise normal kabul edilir. Karaciğerdeki hasarın ilk belirtisi, buradaki hücrelerden kana salınan enzimlerdir. Sağlıklı kişilerde bu enzimler karaciğerde depolanır. Fakat karaciğerde hasar olursa, enzimlerde kana karışır. Kan testleri yapılarak karaciğer enzimleri değerlendirilebilir. Karaciğer hasarının tespiti açısından karaciğere özgün olan aminotranferaz enzimler sıkça kullanılır. Bu enzimler alanin aminotransferaz (ALT-SPGT) ile aspartat aminotransferaz (AST-SGOT) enzimlerdir. Normalde hepatositlerde bulunan bu enzimler, karaciğerdeki hasar sonucunda kana karışır.

Aminotransferaz karaciğer enzimleri ne işe yarar

Enzimler hücre içindeki kimyasal reaksiyonları katalizler. Bu isimle anılmaları verici molekülde bulunan amino grubunu alıcı moleküle transfer etmelerinden kaynaklanır. AST ile SGOT tanımlaması ve ALT ile SGPT tanımlaması aynı enzimler için kullanılır. Vücutta beyin, kas, karaciğer ve böbrek gibi organ ve dokularda bulunan AST, dokulardaki hasar sonucunda kanda yükselmeye başlar. Bu nedenle AST enziminin yükselmesi tek başına karaciğerdeki hasardan kaynaklanmaz.  ALT enzimi ise genellikle karaciğer hasarını gösteren bir enzimdir. Başka dokularda da bulunan enzimin karaciğerde konsantre edilmesi yüzünden kanda değerinin yükselmesi karaciğer hasarını gösterir. Enzimlerin seviyesi serumdan ölçülür. Bunların normal değerleri ise;

ALT (SGPT) enzimin normal değeri: 7-56 U/L
AST (SGOT) enziminin normal değeri: 5-40 U/L

Karaciğer enzimleri (ALT ve AST) yüksekliği neyi ifade eder

Karaciğer enzimlerinin yüksekliği normalde karaciğer hasarını gösterir. Ancak bu kesin şekilde karaciğer hasarının olduğunu göstermez. Karaciğer enzimlerinin yüksek çıkması halinde, hastanın genel durumu da değerlendirmeye alınmalıdır. Sadece enzim yüksekliği nedeniyle karaciğerde hasar oluşması söz konusu olmaz. Mesela akut viral Hepatit A hastası bir kişide ALT ile AST değerlerinin yüksek olmasına rağmen, karaciğer hasarı olmadan iyileşme olabilir. Kronik Hepatit C hastası kişilerde bu enzimlerin düşük çıkmasına rağmen karaciğer hasarı oluşur. Hastalarda kronik karaciğer yetmezliği varsa siroz olma riski yüksek olur.

Karaciğer EnzimleriKaraciğer enzimleri hangi hastalıklar nedeniyle yükselebilir

Hastalarda nekroz olduğunda yani karaciğer hücrelerinin fazla sayıda ölmesi halinde, kandaki AST ile ALT enzim değerlerinde yükselme olur. Karaciğer toksisitesi bulunan ilaçların kullanılması, akut viral hepatitler, kardiyovasküler kollaps gibi etkenler karaciğer hücrelerinin hasarlanmasına yol açar ve enzimleri yükseltir. Bazen sağlıklı olan kişilerde bile karaciğer enzimleri belirli bir seviyede yükselebilir. Bu yükselme normal kabul edilen değerlerin 2 katını geçmez. Bu durum çoğunlukla alkol kullanma alışkanlığı nedeniyle olur. Ayrıca fazla kilo, şeker hastalığı gibi etkenlerde karaciğerin yağlanmasına yol açabilir. Kronik hepatit C hastalarında da karaciğer enzimleri bir miktar yükselebilir.

Karaciğer enzimleri hangi ilaçlar nedeniyle yükselir

Karaciğer enzimlerini ağrı kesiciler, kolesterol ilaçları, psikotik ilaçlar, antibiyotikler, trisiklik antidepresan ilaçlar, kardiyovasküler ilaçlar yükseltebilir. Ancak kullanılan bu ilaçların kesilmesinden birkaç ay sonra enzim değerleri normal düzeyine gelir.

Karaciğer enzimleri yüksek olursa neler yapılabilir

Enzimler sağlıklı kişilerde yükselirse, mutlaka bunun sebepleri araştırılmalıdır. Bunun için risk faktörleri değerlendirilmelidir. Bu karaciğerdeki hastalı]]> Enzimlerin Görevleri https://www.enzimler.gen.tr/enzimlerin-gorevleri.html Fri, 07 Dec 2018 12:53:22 +0000 Enzimlerin görevleri, Enzimlerin görevi hücre içerisinde meydana gelen binlerce tepkinin hızını ve kontrolünü düzenlemektir. Enzimler canlı hücrelerde üretilen özel proteinlerdir. Enzimler görevlerini yapamadıkları takdirde k Enzimlerin görevleri, Enzimlerin görevi hücre içerisinde meydana gelen binlerce tepkinin hızını ve kontrolünü düzenlemektir. Enzimler canlı hücrelerde üretilen özel proteinlerdir. Enzimler görevlerini yapamadıkları takdirde kişi sağlığı üzerinde çok büyük problemlere neden olmaktadır. Enzimlerin hemen hemen hepsi denecek kadar büyük çoğunluğu protein yapısından oluşmaktadır. Enzimlerin proteinden oluşan kısmına apoenzim denmektedir. Pepsin, üreaz gibi bazı enzimler yalnız proteinden oluşur. Protein yapısından oluşan enzimler doğal olarak yalnız canlılar tarafından sentezlenen biyolojik katalizörlerdir. Enzimler vücudumuz için gerekli olan hareketliliği vücuda sağlamakla görevlidir. Enzimler, yaşamımızı sürdürmemiz için gerekli olan kimyasal reaksiyonları gerçekleştiren proteinleri üretirler. Üretilen bu proteinlere enzim denilmektedir. Enzimlerin çoğunda vitamin yada mineralden oluşan aktifleştirici kısım bulunmaktadır. Enzimler biyolojik katalizörlerdir. Her bir enzim sadece bir olayı katalizlemektedir. Enzimler çoğu zaman cansız ortamlarda da etkilidirler. Üretildikten sonra bir kısmı hücre içinde bir kısmı ise hücre zarından dışarı çıkarılır.enzimlerin çoğu özgüldür. Enzimler tepkimelerden değişikliğe uğramadan çıkarlar ve enzimler tekrar tekrar kullanılabilmektedir. Her enzimin optimum ph değeri diğerlerinden farklı olabilir. Substrat yüzeyleri arttıkça tepkimelerde hızlanmaktadır. Enzimler ile sustrat arasında anahtar ilit ilişkisi vardır. Enzimlerin iyi çalıştığı sıcaklık 35 ile 37 derece arasıdır. Enzimler %15 su miktarının altında çalışmazlar.

Enzimler basit ve bileşim olmak üzere 2 çeşittir:
  • Basit enzim: Yalnız proteinden oluşan enzimlere basit enzim denir.
  • Bileşim enzim: Vitamin ve minerallerden oluşan aktifleştirici enzime bileşim enzim denir.
Vitamin ve mineralden oluşmuş olan aktifleştirici enzim vitaminden oluşmuş ise koenzim denir. Mineralden oluşmuş ise kofaktör denir. NAD yani açılımı Nikotiamit adenin dinükleotit, FAD yani açılımı Flavin adenin dinükleotit, NADP açılımı Nikotinamit adenin dinükleotit fosfat gibi hidrojen taşıyan moleküller bedende koenzim olarak görev yapmaktadır. Koenzimlerin esas bileşeni genel olarak B grubu vitaminleridir. kofaktör, inorganik özellikte bulunan yardımcı kısımdır. Ca+2, Mg+2, Zn+2, k+, Na+, Cu+2, Fe+2 metal iyonları birçok enzimde kofaktör olarak görev yapmaktadır. Sitokromlar ve ferrodoksin, kofaktör bulunduran enzimlerdendir. Enzimlerin esas olarak görev yapan bölümü koenzim yada kofaktör kısmıdır ve bu bölüm enzimin protein olan bölümüne göre daha küçük bir bölümdür. Enzimin hangi maddeye etki edeceğini protein kısmı belirlemektedir. Bazı insanlarda enzim eksikliği bulunmaktadır ve çoğu zaman bu eksikliğin sebebi kalıtımsaldır. Enzim eksikliği hastalığının en fazla rastlanan şekli glikoz-6-fosfat dehidrogenaz enzimi eksikliğidir. Enzim eksikliğinin diğer adı da favizm hastalığıdır. Kişide veya herhangi bir canlıda bulunan her enzim proteinden yapılmıştır ve her protein bir gen tarafından görevlendirilmiştir. Enzimler hücre içinde ve hücre dışında etkinliklerini korurlar. Enzimlerin görevleri canlı beden üzerinde çok büyük bir yere sahiptir. Kan hücrelerinde bulunan en önemli enzim fosfat dehidrogenaz enzimidir. En önemli enzimin görevi ise kırmızı kan hücrelerini oksidasyondan korumaktır. Kırmızı kan hücreleri bu enzim sayesinde oksidasyondan korunur. Proteinler, hücrede DNA'daki kalıtsal bilgiye göre sentezlenmektedir. Enzimler protein yapılıdır ve emri DNA dan alır. Her bir enzimden bir gen sorumludur.enzimler protein yapısına sebep olduklarından DNA şifresine göre üretilirler. Enzimlerin substratlara bağlandığı kısıma aktif bölge adı verilir.

Enzimlerin GörevleriEnzimlerin görevleri:
  • Canlı olan bir bedende reaksiyon hızının yeterli olmasını sağlamak
  • Reaksiyon başlaması için gerekli olan aktiva]]> Gebelikte Karaciğer Enzimlerinin Yükselmesi https://www.enzimler.gen.tr/gebelikte-karaciger-enzimlerinin-yukselmesi.html Sat, 08 Dec 2018 07:08:48 +0000 Gebelikte Karaciğer Enzimlerinin Yükselmesi; Gebelikte karaciğer enzimlerinde anormallikler olabilir. Gebelikte ortaya çıkan karaciğer enzimlerinin anormallikleri sonucu çok ciddi komplikasyonlar doğurabilir. Gebelikte vücudun pekçok Gebelikte Karaciğer Enzimlerinin Yükselmesi; Gebelikte karaciğer enzimlerinde anormallikler olabilir. Gebelikte ortaya çıkan karaciğer enzimlerinin anormallikleri sonucu çok ciddi komplikasyonlar doğurabilir. Gebelikte vücudun pekçok organ ve dokusunda değişiklikler olur. Gebelikte karaciğer enzimlerinde yükselmesi olabilir. Gebelikte yükselme olan karaciğer enzimleri, ALT(Alanin aminotransferaz), AST (Aspartat aminotransferaz), ALP ( Alkalen fosfataz), GGT (Gama glutamin transpeptidaz), Bilirubinler, Protrombin zamanı, Albumin, Total protein enzimlerinde değişiklikler olabilir. ALP enziminde, hamilelikte özellikle son üç ayda artar. Albumin, hamilelikte azalır. Fibrinojen, faktör yedi, sekiz ve on atar. Trigliserid ve kolesterol, hamilelikte artar. ALT, AST, LDH, GGT, 5- nükleotidaz ve bilirubin değerleri gebelikte normalde değişmez. Extra bir hastalık olur ise değişir. Gebelikte pıhtılaşma zamanı değişmez. AST, ALT değerleri bize hepatosellüler harabiyetini gösterir. ALP, GGT ve 5-nükleotidaz  ise kolestazı (karaciğerde safra salgısının bozulması) gösterir. Albumin, protrombin zamanı ise karaciğedeki sentez fonksiyonunu gösterir. 

    Gebelikte karaciğer enzimlerinin yükselmesi ve bazı karaciğer hastalıklarının olması ender olsada olduğu zaman anne ve bebeğin hayatını tehdit eder. Gebelikte karaciğer enzimlerinin yükselmesi ve karaciğer hastalıklarının görülme sıklığı yüzde üçtür. gebeliğin başlangıç dönemlerinde albumin değeri düşer. Total kolesterol ve trigliserid düzeyleri biraz yükselir. Gebelikte görülen karaciğer enzimlerinin yüksekliğinde anne adaylarında, sarılık, kaşıntı, karın ağrısı, bulantı ve kusma olabilir. Gebelerde en çok hepatik kolestazı isimli hastalık görülür. Hepatik kolestazında karaciğer enzimleri yükselir, sarılık ve kaşıntı olur.  

    Gebelikte karaciğer enzimi olan ALT' nin  normal sınırlarada  olması gerekir. Gebelikte ALT yüksek ise  akla hemen gebelik zehirlenmesi olan hellp sendromu akla gelmelidir. Hellp sendromu gelişir ise ALT, AST değerleri kanda yükselir. PLT değeri düşer. hellp sendromu gebeliğin son üç döneminde ortaya çıkar.  Gebelerde en yaygın görülen karaciğer enzimlerinin yükselmesi nedenlerden biride anormal safra akışı ve batında asit birikmesi nedeniyle olur. Safra akışının bozulması ile gebelerde kaşıntı ve kızarıklık olur. Safraakışına bağlı karaciğer rahatsızlıklarında erken doğun veya bebek ölümleri olabilir. 
    Gebelerde karaciğer enziminin yükselmesi akla başka bir karaciğer hastalığı olan preeklamsi' dir. Gebelerde preeklamsi karaciğerde şişmeye bağlı karaciğer enzimlerinde yükselme olmasına sebep olur. Preeklamsi' nin en belirgin özelliği gebelerde kan basıncının yüksek olmasıdır. Gebelerde son üç ayda görülür. Peerklemsi tedavi edilmezse felç, kasılma ve hatta anne ve bebeğin ölümüne neden olabilir. 

    Gebelikte Karaciğer Enzimlerinin YükselmesiGebelerde karaciğer enzimlerinin yükselmesi sonuçlar,

    Gebelerde karaciğer enzimlerinin yükselmesi çok ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Hamile olan kadınlar gebelikleri boyunca sıkı kontrolde olmalı ve doktorun istediği tekkikleri zamanında yaptırmalıdırlar. Doktor kontrolünde geçirilen gebeliklerde karaciğer enzimlerinin yükselmesi daha pek çok hastalıklar vaktinde teşhis edilebilir. Vaktinde yapılan teşhisler ile bir an önce tedaviye başlanır ve hem annenin, hemde bebeğin hayatı kurtulur. 

    Sağlıklı günler.
    ]]>
    Enzim Eksikliği https://www.enzimler.gen.tr/enzim-eksikligi.html Sat, 08 Dec 2018 07:28:59 +0000 Enzim Eksikliği: Akdeniz ülkelerinde ve siyahilerde daha sık rastlanmakta olan Glikoz 6 Fosfat Dehidrogenaz Eksikliği kan şekeri  metabolizmasında yaşamsal önem taşıyan bir enzimin eksik olması veya yeterince aktif olamaması duru Enzim Eksikliği: Akdeniz ülkelerinde ve siyahilerde daha sık rastlanmakta olan Glikoz 6 Fosfat Dehidrogenaz Eksikliği kan şekeri  metabolizmasında yaşamsal önem taşıyan bir enzimin eksik olması veya yeterince aktif olamaması durumuna verilen isimdir. Bu eksiklik alyuvarların yıkımına yol açmakta olan iki ayrı hemolitik anemiye (bir tür ileri derecede kansızlık) neden olabilmektedir. Bu hastalıkta hasta kişi (bakla vb) gıdalarda oksitleyici bir maddeyi vücuduna aldıktan 48-96 saat sonra alyuvarların yıkımı belirtileri ortaya çıkmaktadır. Baklanın yol açtığı ağır hemolitik anemi "favizm" adını almakta ve ülkemizde özellik ile ilkbahar aylarında sık görülmektedir. Favizm adı bakladan yapılan bir tür meze olan Favadan gelir. G6PD eksikliğinin vücudumuzda kan şekeri (glikoz) metabolizmasında hayati önem taşıyan bir enzim olan Glikoz 6 Fosfat Dehidrogenaz enziminin vücudumuzda eksik olarak bulunması  veya yeterince aktif olamaması durumudur. Bu eksiklik bazı hastalıkların veya ilaçların yol açmış olduğu akut hemolitik anemi ve spontan (kendiliğinden gelişim gösteren), kronik (süreğen) nonsferositik hemolitik anemi olmak üzere iki ayrı klinik sendroma neden olabilmektedir.

    Enzim EksikliğiEnzim Eksikliği: G6PD eksikliği, kalıtımsal olarak anne veya babadan çocuğa bir gen vasıtasıyla geçmektedir. Lakin anne veya babada bu enzim eksikliği görülmez ise akla gelen hastalığın anne ya da babanın geninde saklı olmasıdır. Enzim bozukluğu daha çok erkek çocuklarda ortaya çıkabilmektedir. G6PD eksikliğinde hemolize sebep olan etkilerden kaçınmak ana ilkeler arasında yer almaktadır. Hemoliz oluştuğunda  ise kan nakli ile destekleyici tedavi olarak yapılmalıdır. Enzim hareketliliği düşük olan yaşlanmış  alyuvarların  kan dolaşımından kaybolması ile hemoliz dolayısıyla hastalığın bulguları kendiliğinden son bulmaktadır. Enzim eksikliğini tamamen ortadan kaldırabilecek bir tedavi yöntemi günümüz tıbbında yer almamaktadır. Yürütülen genetik araştırmalarda bu hastalığın da kesin çaresi bulmaya çalışılmaktadır. 
    ]]>
    Bebeklerde Karaciğer Enzim Yüksekliği https://www.enzimler.gen.tr/bebeklerde-karaciger-enzim-yuksekligi.html Sun, 09 Dec 2018 02:04:37 +0000 Bebeklerde karaciğer enzim yüksekliği , vücuda giren bir enfeksiyon, karaciğer hücrelerinde meydana gelen bir virüs veya tahribatın göstergesidir. Tahribatın meydana geldiği karaciğer hücreleri, belli başlı bazı karaciğer Bebeklerde karaciğer enzim yüksekliği , vücuda giren bir enfeksiyon, karaciğer hücrelerinde meydana gelen bir virüs veya tahribatın göstergesidir. Tahribatın meydana geldiği karaciğer hücreleri, belli başlı bazı karaciğer enzimlerinin daha fazla salgılanmasına ya da daha fazla sızmasına neden olur. Bu enzimlerin arasında kan dolaşım sistemine de karışabilen bazı karaciğer enzimleri de bulunmaktadır. Kan testlerinde karaciğer enzimlerinin yüksek çıkmasının sebebi de budur.  

Karaciğer enzim yüksekliği görülen bazı karaciğer enzimleri şunlardır:

  • Alanin Transaminaz (ALT)
  • Aspartat Transaminaz (AST)
Bebeklerde Karaciğer Enzim Yüksekliğinin Nedenleri Nelerdir

Pek çok hastalıklar ve durumlar bebeklerde karaciğer enzim yüksekliğine neden olabilir.  Bunlar ;
  • Hepatit A
  • Hepatit B
  • Hepatit C
  • Karaciğerde yağlanma
  • Aşırı kilo
  • Çölyak hastalığı
  • Hipotiroidi
  • Wilsons Hastalığı
Ayrıca bilier atrezi ve bebeklerde görülen hepatit sadece doğumda ya da doğumun sonrası görülmektekteyken; bir başka karaciğer hastalığı olan Wilson hastalığı yaşça daha büyük olan bireylerde görülmektedir. Karaciğer hastalıkları toplumda oldukça yaygın olmasına rağmen, bebekler grubunda nadiren etkili olmaktadır. Yeni doğan bebeklerde karaciğer enzim yüksekliğine neden olan ve en sık görülen karaciğer hastalıkları %60 oranlı biliyer atrezi ve bebek dönemli olarak görülen hepatit hastalıklarıdır.

Bebeklerde Karaciğer Enzim YüksekliğiBebeklerde Karaciğer Enzim Yüksekliği ve Karaciğer Hastalıklarının Belirtileri

Neonatal yani yeni doğan bebek dönemi  içerisinde doktor tarafından gerçekleştirilen iyi bir gözlem, yaklaşmakta olan bir karaciğer hastalığının varlığını tespit etmek için yardımcı olmaktadır. İdiyopatik yeni doğan hepatiti isimli karaciğer hastalığı, en fazla erkek bebekleri ve özellikle kilosu normalin altında olan prematüre bebekleri daha fazla etkilemektedir. Bebeğin dışkısının normalden daha açık renkli olması biliyizer atrez karaciğer hastalığını düşündürmelidir. Annede ateş ve enfeksiyon olması gibi belirtiler, bebekte sarılık oluşumunun nedeninin sepsis olduğunu düşündürmelidir. Biraz daha ay olarak büyümüş bebeklerin gribe benzeyen belirtilerin oluşmaya başlaması hızlı gelişmekte olan sarılık, karaciğer enzim yüksekliği, karaciğer fonksiyon testlerinde bozukluk hepatit karaciğer hastalıklarının belirtileridir.
]]> Biotinidaz Enzim Eksikliği https://www.enzimler.gen.tr/biotinidaz-enzim-eksikligi.html Sun, 09 Dec 2018 09:19:25 +0000 Biotidinaz enzim eksikliği, günümüzde en çok çocuklarda karşılaşılan bir durumdur. Bünye olarak yetişkinlere göre biraz daha zayıf olan çocuklarda bu enzim eksikliğinin sık sık görülmesi de direk olarak bünyeyle alakalıd Biotidinaz enzim eksikliği, günümüzde en çok çocuklarda karşılaşılan bir durumdur. Bünye olarak yetişkinlere göre biraz daha zayıf olan çocuklarda bu enzim eksikliğinin sık sık görülmesi de direk olarak bünyeyle alakalıdır. Tabi ki yetişkinlerde de yaygın bir şekilde bu durum meydana gelir. Fakat çocuklara göre yetişkinlerde çok daha az meydana gelmektedir. Biotidinaz eksikliğinin ülkemizde görülme sıklığı, dünya ortalamasının yaklaşık olarak 8 katıdır. Bu nedenle bu enzim eksikliğinin ülkemizde kayda değer bir derecede sık görüldüğünü anlayabiliriz. Bu enzim eksikliği yeni doğan bebeklerde çok az karşılaşılır. Yan biotidinaz enzim eksikliği insanlarda daha sonradan ortaya çıkan bir rahatsızlıktır. Bazı kaynaklara göre yeni doğan bebeklerde bu durumun görülme sıklığı 1/11'dir. Biotidinaz enzim eksikliği, direk olarak insanlarda vücutta problemlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Bunun yanı sıra biotidinaz enzim eksikliğinin birçok farklı nedeni olduğunu söyleyebiliriz. Bu nedenler arasında en çok karşılaşılan durum tabi ki aile içerisinde genetik olarak bu duruma yatkınlığın olmasıdır. Bu nedenle meydana gelen enzim eksikliği, çok yüksek bir ihtimalle diğer aile bireylerinden biri ya da birkaçında da meydana gelmiştir.  

Biotidinaz enzim eksikliği nasıl belirtilerle karşımıza çıkar
  • Biotidinaz enzim eksikliği olan insanlarda meydana gelen en büyük ilk belirti son derece zayıf olan saçların dökülmeye başlamasıdır. Eğer kişinin saçları çok güçlüyse bu durumlarda genellikle hızlı bir şekilde saçlarda zayıflama meydana gelecektir. Bu durumda eren teşhis yapmak için bu belirti yetersiz kalacağı için tabi ki diğer belirtiler aranmalıdır.
  • Kişide fark edilebilir bir derecede cilt kuruluğu meydana gelecektir. Meydana gelen cilt kuruluğu, bazen o kadar artar ki direk olarak ciltte döküntülerin başlamasına neden olur. Bu durum belli bir zaman sonra insanlarda estetik olarak problemlerin ortaya çıkmasına neden olacaktır. 
  • Eğer biotidinaz enzim eksikliği aşırı bir hale gelmişse bu durumlarda genellikle insanlarda beyin hasarları meydana gelir. Bu hasarlar direk olarak kişide fonksiyon kayıplarına neden olacağı için psikolojik olarak da ciddi rahatsızlıklar ortaya çıkacaktır. 
  • İstemsiz olarak kas kasılmaları bu enzimin eksikliğinden kaynaklanan açık belirtilerdendir. Fakat kas kasılmaları birçok farklı durumdan kaynaklanacağı için sadece bu belirtiye bakılarak herhangi bir teşhis konulamaz. 
  • Çocuklarda ağız içerisinde oluşan pamukçuk problemleri direk olarak bu durumun göstergesidir. Özellikle yukarıdaki belirtilerden biri ya da birkaçının görülmesi durumunda biotidinaz enzim eksikliği sorununun varlığı anlaşılabilir. 
  • Gözlerde kanlanma ve kişide ateş yükselmesine bağlı olarak havale geçirme gibi belirtiler de ciddi olarak biotidinaz enzim eksikliği belirtileri arasında yer almaktadır. Bu gibi durumlarda acil olarak tedaviler yapılmazsa hastalığın sonu ölümle bile sonuçlanabilir. 
Biotinidaz Enzim EksikliğiBiotidinaz enzim eksikliği teşhisi ve tedavisi:
Bu enzim eksikliği hiçbir şekilde belirtilere bakılarak ya da fiziksel muayeneler yapılarak teşhis edilemez. Bunun için tıbbi olarak bazı hücre ve bazı enzim testleri yapılmalıdır. Biotidinaz enzim eksikliğinin kesin olarak tanısının konulabilmesi için serum, lenfositler ya da fibroblast kültürlerinde enzim aktivitesinin yokluğunun gösterilmesi gerekir. Bunun için enzim düzeyi ölçümü ve mutasyon araştırılması gerekir. 
Biotidinaz enzim eksikliği, birçok zaman tedaviye gerek duyan bir hastalıktır. Kişi istemese bile git gide kötüleşen sağlık problemleri nedeniyle tedavi olmak zorundadır. Tek tedavisi bioyin eksikliğinin giderilmesi olan bu rahatsızlık için genelikle hastaya uzun süreler boyunca biotin verilerek yapılmaktadır. Günlük tek doz olacak şekilde yüksek doz biotin enzimi takviyesiyle bu sorun belli b]]> Enzim Yapısı https://www.enzimler.gen.tr/enzim-yapisi.html Sun, 09 Dec 2018 16:16:23 +0000 Enzim Yapısı, bütün enzimler proteinler ve genler tarafından şifrelenmektedir. Enzim yapısı pepsin ve üreaz gibi proteinlerden oluşmaktadır. Fakat çoğunluk olarak enzimler iki çeşit kısımdan oluşmaktadır. Enzim yapılar Enzim Yapısı, bütün enzimler proteinler ve genler tarafından şifrelenmektedir. Enzim yapısı pepsin ve üreaz gibi proteinlerden oluşmaktadır. Fakat çoğunluk olarak enzimler iki çeşit kısımdan oluşmaktadır. Enzim yapıları diziliş olarak kendilerine özgü farklı yapılara sahiptirler. Enzim yapısı iki kısımdan oluşmaktadır bunlar enzim protein kısmı ve enzim vitamin kısımlarıdır. Enzim protein kısmına apoenzim enzim vitamin kısmına ise koenzim denilmektedir. Enzim yapısında bulunan vitamin yapısı olan koenzim A, D, E, C, ve KB vitaminleri bulunmaktadır. Enzim yapısında bulunan apoenzim enzimin hangi maddeye etki sağlayacağını belirlemektedir. Yine enzim yapısında bulunan koenzim kısmı ise protein kısmına göre oranla çok daha küçük moleküllerden oluşan ve organik. inorganik ve fosfattan meydana gelmektedir. Enzimlerin yapısında bulunan enzimlerin bir bölümü sitoplazmaya dağılırken başka bir kısmı ise hücre içerisinde bulunan çeşitli yapılara sıkıca bağlanmaktadırlar. Enzim yapısında kimyasal tepkimelerin hızını fazlalaştıran biyomoleküller bulunmaktadırlar hemen hemen bütün enzimlerin yapısında protein yapılar bulunmaktadır. Enzim yapısı itibari ile hücrede metabolik yolların bulunmasını belirlemektedir. Enzim yapısında bulunan bütün vitaminler hücrede koenzim olarak görev alırlar. Enzimlerin yapısında bulunan koenzim ve apoenzim ayrı, ayrı kendi başlarına etkinlik gösteremezler. Enzimlerin yapısına bazı çeşit iyonlar eklenerek etkin olmaktadırlar. Mesela bazı enzim zincirine Mg++ iyonu eklenirse bulunan glikozu laktik aside dönüştüre bilirler. Enzim tükürükteki bulunan nişastayı CI iyonları bulunan ortamda ancak parçalaya bilirler.

Enzim Yapısı

Enzim yapısı özelliği ile enerjiyi düşürerek tepkime hızını arttırmaktadırlar. Enzim yapısı tepkimeye nasıl girerler ise aynı şekilde çıkarlar yapılarında miktarlar değişmez. Her enzim yapısı itibari ile yalnızca bir maddeye etki etmektedir ve etki ettiği maddeye ise substrat denmektedir ve enzim yapısında maddeye etki ederek oluşturduğu substrat oluşan yer aktif bölge olarak değerlendirilir. Enzimler canlı ve cansız bütün organlarda etkin bir yapıya sahiptir.

Enzim YapısıEnzim Yapısı Görevleri

  • Oluşan reaksiyon sonucunda ortaya çıkan enerjinin düşürülerek canlıya zarar vermeyecek düzeye getirilmesini sağlamaktadırlar.
  • Oluşan reaksiyon hızını canlıya göre ayarlanması ve canlı için yeterli düzeye getirilmesi
  • Reaksiyon için önemli olan aktivasyon enerjisinin ayarlanması
]]>
Amilaz Enzimi https://www.enzimler.gen.tr/amilaz-enzimi.html Mon, 10 Dec 2018 06:10:54 +0000 Amilaz enzimi, nişastanın sindiriminde rol alan protein bazlı bir enzimdir. Yiyeceklerin ve içeceklerin küçük karbonhidratlara ayırır ve onlardan faydalanmamızı sağlar. Bakla, fındık, fıstık, buğday, pirinç ve patateste bol m Amilaz enzimi, nişastanın sindiriminde rol alan protein bazlı bir enzimdir. Yiyeceklerin ve içeceklerin küçük karbonhidratlara ayırır ve onlardan faydalanmamızı sağlar. Bakla, fındık, fıstık, buğday, pirinç ve patateste bol miktarda nişasta bulunur. Bu ve buna benzer içinde nişasta bulunan besinlerin sindirimi ilk olarak ağızda Amilaz enzimi sayesinde başlar, ince bağırsakta devam eder ve sonlanır. Karaciğer, tükürük bezi, yumurtalıklar ve böbreklerde az da olsa bulunan amilaz enziminin en önemli oluşum yeri pankreastır.

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi Amilaz enzimi, karbonhidratların sindirilmesinde görev alır. Amilaz enziminin olmaması durunda karbonhidratlar glikozlara parçalanamaz. Glikoz olmadığında ise hücrelerin enerji kaynağı kalmaz ve hücreler görevlerink yapamaz, metabolizma da bozulmaya başlar.

Vücudumuzun Normal Amilaz Enzimi Değerleri Nedir

23-85 U/L değer aralığı kan testlerinde okunan amilaz enziminin normal seviyesidir. Bazı sonuçlarda ise 140a kadar çıkabilir fakat sağlıklı kişilerdeki üst değer kişiden kişiye değişebilir.

Amilaz Enziminin Yüksek Değer Olması Ne İfade Eder

450 U/L'den amilaz enzimi miktarı çıkan kan testinden anlamamız gereken yüksek ihtimal insülin salgılanmasında sıkıntı yaşandığı ve muhtemel şeker hastalığı işareti olabilir.

Amilaz Enziminin Yüksek Çıkma Nedenleri

Pankreas İltihabı (Pankreatit)
Pankreatit ile birlikte Amilaz Enzimi seviyesi üç katına kadar çıkabilir. Aşağıda sıralanmış olan etkenler pankreas iltihabına neden olabilir.
  • Aşırı kilo
  • Aşırı alkol tüketimi
  • Aile bireylerin birinde pankreas iltihabı geçmişi olması
  • Safra kesesi taşları
  • Kanda bulunan trigliserid seviyesinin yüksek olması
Tümör ve Lezyonlar
Aşağıdaki doku, organlarda tümör veya lezyon olması durumunda aşırı Amilaz Enzimi yükselmesi görülebilir.
  • Pankreas,
  • Tükürük bezi
  • Yutak
  • Akciğer
  • Prostat
  • Göğüs
  • Yumurtalıklar
Amilaz EnzimiDiğer Hastalıklar
  • Safra kesesi iltihabı
  • Delikli mide ülseri
  • Karın zarı iltihabı
  • Bağırsaklarda tıkanma
  • Ölü doku oluşumu
  • Rüptüre olmuş dış gebelik
  • Böbrek yetmezliği
  • Şeker hastalarında kanın asidik hale gelmesi durumu (Diyabetik ketoasidoz)
Bazı İlaçlar
Aşağıda sayılan ilaçların kullanılması ile Amilaz Enzimi yükselmesi yaşanabilir.
  • Aspirin
  • Metildopa
  • Doğum kontrol haplarının çoğu
  • Simvastatin
  • Asparajinaz
  • Bazı kemoterapi ilaçları
  • Tiazit idrar söktürücüler
  • Pilokarpin 
  • Neostigmin
  • Bazı kolinerjik ilaçlar
Diğer Durumlar
  • Karaciğer, safra kesesi hastalıklarında kullanılan ERCP prosedürü
  • Kokain, morfin kullanımı, bu ilaçları içeren maddelerin kullanımı
  • Hamilelik
  • Şiddetli yanıklar
  • Makroamilazemi gibi nedenler de Amilaz Enzimi yükselmesi yaşanabilir.
Amilaz Enzimi Yükselmesinin Tedavi Edilmesi
  • Güçlü dozlarda asetaminofen
  • Pankreas iltihabını bir sürelik de olsa yatıştırmak için ibuprofen
  • Naproksen sodyum gibi steroit içermeyen iltihap ilaçları
  • Hazır pankreas enzim tabletleri
]]>
Q Enzim https://www.enzimler.gen.tr/q-enzim.html Mon, 10 Dec 2018 18:59:02 +0000 Q enzim, aynı zamanda günümüzde birçok kişi tarafından Q10 olarak da bilinmektedir. Birçok farklı adı bulunan bu enzim, ülkemizde Q enzim ya da koenzim olarak bilinmektedir. İnsanlarda vücudun doğal olarak elde ettiği bu enzim t Q enzim, aynı zamanda günümüzde birçok kişi tarafından Q10 olarak da bilinmektedir. Birçok farklı adı bulunan bu enzim, ülkemizde Q enzim ya da koenzim olarak bilinmektedir. İnsanlarda vücudun doğal olarak elde ettiği bu enzim türü, çok ciddi bir şekilde önem taşımaktadır. İnsan vücudunda alınan tüm gıdaların enerjiye dönüştürülmesinde görev alan bu enzim aynı zamanda bir molekül olarak bilinebilir. Q enzim, aynı zamanda çok güçlü bir antioksidandır. Bu nedenle sadece gıdaların enerjiye dönüştürülmesinde değil yanı zamanda insanlarda antioksidan özelliğiyle kalp, böbrek, karaciğer ve pankreas gibi hayati önem taşıyan organların genelinde olumlu etkiler yapar. Bu özelliklerinden anlamamız gereken en önemli şey Q enzimin kesinlikle insanlarda faydalar sağladığıdır. Bu nedenle elden geldiği kadar Q enzim alarak vücudumuza faydalar sağlamalıyız. Aksi durumlarda birçok problem ortaya çıkacaktır. İnsanlar vücutlarına bu enzimi direk olarak yedikleri ve içtikleri maddelerden alırlar. Bu nedenle tüketilen yiyecek ve içeceklerin önemi çok büyüktür. Bazı gıdalar içerisinde bulunan Q enzim, laboratuvarlarda da yapay olarak üretilebilmektedir. Bu nedenle Q enzim ihtiyacı olan insanlara tedavi aşamalarında bu şekilde yapay olarak üretilmiş olan Q enzimler ilaçlarla birlikte verilmektedir. Bu şekilde Q enzim eksikliğinden dolayı oluşan problemler çok rahat bir şekilde ortadan kaldırılabilir.  

Ülkemizde çok sık karşılaşılan hastalıklar arasında olan kalp krizi, kalp yetmezliği, yüksek tansiyon ve buna benzer birçok hastalığın tedavisinde Q enzim kullanılmaktadır. Bu enzimin ilaç şeklinde belli dozlarda insanlarda kullandırılması insanlar için çok büyük faydalar sağlamaktadır. İnsanlarda psikolojik rahatsızlıklarda birçok organın üzerinde görüle hastalıklarda bu enzim tedavisi uygulanabilmektedir. Bu enzimin kullanımı, tüm dünya ülkelerinde olduğu gibi bizim de ülkemizde oldukça popüler bir hale gelmiş besin desteklerinden biridir. 

Q EnzimQ enzim ne gibi faydalar sağlar
  • İnsan vücudunda bulunan ve sayıları belirli bir oranı aştığı zaman dokularda hasarların oluşmasına neden olan radikalleri kontrol edebilmek için ciddi bir şekilde antioksidana ihtiyaç duyulur. Daha önceden de belirttiğimiz gibi mükemmel bir antioksidan olan Q enzim insan vücudunda mükemmel etkiler yapar.
  • Çocuklarda ve yetişkinlerde bu enzim çok mükemmel bir şekilde bağışıklık sistemine etki eder. Bağışıklık sisteminin güçlenmesini sağlayarak insan vücudunu daha dirençli bir hale getiren bu enzim türü özellikle kış aylarında çok ihtiyaç duyulan bir moleküldür. 
  • Q enzim, günümüzde ortaya çıkan birçok kanser türünde de olumlu etkiler göstermektedir. Yine antioksidan etkisiyle insanlarda kanser gelişimini etkileyen ve kanserin yavaşlamasında, mevcut tümörlerin küçülüp küçülmediğine bakılmak için Q enzim kullanılır. Q enzimin bu etkileri var olarak bilinse bile bilimsel olarak ortaya çıkarılamadığı için kanser tedavisinde her doktor bu enzimi kullanmamaktadır. 
  • Kalp krizi sonrasında oluşan kalp hasarlarının uzun sürelerde de olsa ortadan kaldırılması için insan vücudunun bol bol Q enzim ihtiyacı vardır. Özellikle kriz sonrasında kalpte meydana gelebilecek ikinci kalp krizinin meydana gelmemesi için çok önemli bir şekilde etkiler yapmaktadır. 
  • Daha önceden de belirttiğimiz gibi insanlarda yüksek tansiyon problemleri de ciddi olarak problemlere neden olmaktadır. Yüksek tansiyon hastalığı üzerinde yapılan araştırmalara göre bu enzim türü, çok önemli bir şekilde fayda ettiği için tansiyon ilaçları içerisinde de belli bir miktar bulunur. 
Q enzim hangi yiyecekler içerisinde bulunur
Kırmızı et: Kırmızı et çeşitleri içerisinde Q enzim zengin bir şekilde bulunmaktadır. 58 gram kadar pişirilmiş bir kırmızı et içerisinde yaklaşık olarak 2.6 mg kadar Q enzim bulunur.
Yağlar: Soya yağı, kanola yağı, susam yağı ve bunlar gibi daha]]>